MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 02.05.1997 gün ve 101/43 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil isteğiyle görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; 1086 sayılı HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, Mahkemece, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacılar..., ..., İlve ... ve ... vekili Av.... davacılar adına vekaleten eldeki davayı açmıştır. Sonrasında, 11.01.1996 tarihli dilekçesi ile davacılardan ...'nun yargılama sırasında vefat ettiğini, diğer davacıların ise, vekilliklerinden çekildiğini açıklayarak, vekillikten çekilme dilekçesi ile birlikte duruşma gününün davacı asıllara tebliğini istemiştir. Duruşma günü ve vekillikten çekilme dilekçeleri her üç davacı adına " ...Sok. No.24 ...-... " adresine tebliğe çıkarılmıştır. 30.01.1997 tarihli yargılama oturumunda davacıların yöntemine uygun biçimde avukatlıktan çekilme dilekçeleri ve duruşma günü tebliğ edildiği halde davacıların yargılama oturumuna gelmedikleri ve mazeret bildirmedikleri gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, 02.05.1997 tarihinde ise süresi içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava dilekçesine ekli ... Noterliği'nin 29.08.1990 tarih ve 28372 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davacılar... ... ve ... ...'ın adresi "... Sok.No.24 ...-..." olarak gösterildiğine göre, anılan davacılar bakımından bu adrese tebligat yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki, ...'ya ait vekaletname ... Noterliği'nde düzenlenmiş, bu vekaletnamede anılan davacının adresi gösterilmemiş, dava dilekçesinde ise ikametgah adresi olarak "... Köyü" belirtilmiştir. Anılan davacı adına çıkartılan tebligat ise eniştesi olarak belirtilen "Ömer" isimli şahsa yapılmıştır. Davacılar vekili, temyiz dilekçesinde ise, her üç davacının evli
olduğu halde aynı konutta ikamet etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekil edeni ...'nun kendisine tebliğ yapıldığı belirtilen adreste ikamet etmediğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir. Hal böyle iken; dosya kapsamına göre davacı Seher Karakolcu'nun ikametgah adresi olarak bildirilmeyen bir adrese vekillikten çekilme dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğ edilmesi, tebliğin anılan davacı evli olduğu halde hayatın olağan akışına göre birlikte yaşamaları mümkün olmayan eniştesine yapılması ve Mahkemece, bu hususun araştırılmadan tebliğin yöntemine uygun biçimde yapıldığının kabul edilerek, davanın taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle önce işlemden kaldırılması, sonrasında ise açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Bu nedenlerle hükmün bozulması gerekir.
Bundan ayrı, dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın kök miras bırakandan intikal ettiği ve yapılan taksimde davacıların yakın miras bırakanı ...'ya isabet ettiği, taksimden bu yana ve halen davacıların zilyetliğinde bulunduğunun iddia edildiğine, bu şekilde iddiaya göre miras bırakan...'nın terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna göre, mirasçılardan birinin temyizinin anılan mülkiyet türü gereğince diğer mirasçılarına da sirayet edeceğinin kabulü gerekmektedir. Yani bir tek mirasçının temyizi bakımından yapılan inceleme ve doğuracağı hukuki sonuçlardan öteki mirasçılar da (diğer davacılar) yararlanmaktadır.
Ayrıca, noksanın ikmali yoluyla getirtilen davacı ...'ya ait mirasçılık belgesinin incelenmesinde, anılan şahsın diğer davacılar dışında başka mirasçısı bulunmadığı anlaşıldığına göre, davacılar vekilinin ...'nun diğer mirasçılarının davaya dahil edilmesinin gerektiği yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 11,90 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy