MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali, tescil ve kal
... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve kal isteğinin kabulüne dair... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.03.2012 gün ve 143/114 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, kadastro sırasında vekil edenleri adına kayıtlı dava dışı 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının dava konusu 142 ada 2 sayılı parsel altında davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak dava konusu taşınmazdaki nizalı kısmın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 142 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişiler ... ve ...'ın 20.03.2012 havale tarihli raporlarında A harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı 75,32 m2'lik kısmın ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ... adlarına verasetten iştirak halinde tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu olan yerde davalı tarafından yapılan duvarın kal'ine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının hükmün tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bölümüne yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün anılan kısmının ONANMASINA,
Davalının, hükmün kal'e ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde nizalı kısma ilişkin kal isteğinde bulunulmamıştır. Her ne kadar, davacılar vekili 21.03.2012 tarihli yargılama oturumunda "... dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan duvarın kal"ine karar verilmesini istediklerini... " açıklamış ise de, bu istek hakkında ıslah harcı yatırılmamış, başka bir anlatımla istek yöntemine uygun biçimde ıslah edilmemiştir. Bilindiği üzere, kal isteğinde, isteğe konu taşınmazın değeri üzerinden peşin harç yatırılması gerekmektedir. Duruşmada hazır bulunan davalı vekili de ıslahı kabul etmediklerini açıklayarak, davacı yanın talep sonucunun genişletilmesine muvafakat etmediklerini belirtmiştir. HMK'nun 26. (HUMK.nun 74.) maddesi uyarınca hâkim tarafların isteği ile bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Bu kapsamda, davacı yanın yöntemine uygun biçimde kal isteğinde bulunmadığına ve yöntemine uygun bir biçimde açılmış bir davacı olmadığına göre, bu istek bakımından karar verilmemesi gerekirken yazılı şekilde kabul karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün usul ve kanuna aykırı bulunan kal'e ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.