MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve yol olarak terkin, tescil
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalı ... aralarındaki tapu iptali ve yol olarak terkin, tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.03.2012 gün ve 93/111 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kazandırıcı zilyetlik hukuksal sebebine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit harici bırakılan dava dışı 199 ada 1 parsel sayılı taşınmaza komşu bir parça taşınmazın 199 ada 1 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle tapuya tesciline ve dava konusu 200 ada 1 parsel sayılı taşınmazda nizalı kısmın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi,"...eskiden size göstermiş olduğum sınırdan itibaren 199 ada 1 parsele kadar olan yerde davacı ...'ye ait olan ev ve avlusu vardı ve bu ev ile davalının evi arasında da yol vardı. Ben davacı ve davalının yolu kendi arsalarıymış gibi göstermelerine karşı çıkıyorum yol vardı köylü bu yolu kullanırdı su an yol olan yere davalı tarafından odunluk yapılmıştır. Kadastro geçerken yolda davacının arsasında gösterilmiş bu da yanlış olmuştur. Eskiden yolda su an davalının odunluğu vardır. 1980 yılında yangın çıkınca davalı ... ev yapmak için kerestesini getirmiş ıslanmaması için de su an görülen kömürlüğü odunluğu yapmıs ilerleyen yıllarda da odunluğun etrafını taş duvar ile çevirmiştir... '' şeklinde açıklamada bulunmuştur
Dahili davalı ... temsilcisi, yöntemine uygun biçimde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının 1980 yılında çıkan yangın nedeni ile köyden ayrıldığı,199 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan yanan evin ve arsasının keşif tarihi itibariyle harabe görünümünü aldığı, o tarihten sonra taşınmazın bir daha fiilen kullanılmadığı, kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan (fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısım) davacı yararına MK 713. madde hükümleri gereğince davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının oluşmadığı,davacının, davalının köy yolu işgal ettiği bu nedenle (fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısım) bu kısmın tapusunun iptal edilerek yol olarak terkini isteği bakımından ise; davalının işgal ettiği belirtilen köy yolunun keşif tarihi itibariyle zeminde mevcut olmadığı, nizalı yer ile zemin arasında kot farkı olması sebebiyle nizalı yerin alçakta kaldığı, nizalı yerden üst taraftta bulunan yola çıkmak için tırmanmak gerektiği, bu nedenle fiilen zeminde yol olmadığının mahkemece gözlemlendiği, davacı ve tanıklarının 1980 yılından sonra çıkan yangından sonra davalının nizalı yere odunluk ve müştemilatını yaparak yeri işgal ettiği, kendilerinin kadastro geçene kadar ses çıkarmadıkları, köyden 2007 yılında kadastro geçtikten sonra davalıya karşı davacının dava açtığını beyan ettikleri,davacı ve davalı beyanlarından da anlaşıldığı üzere davalı nizalı yeri 1980 yılından 2007 yılına kadar davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğu,davalı yararına TMK 713. maddesi hükümleri gereğince zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davacının kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın dava dışı 199 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tescili isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının teknik bilirkişilerin 26.10.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün anılan bölümünün ONANMASINA,
Davacının, hükmün dava konusu 200 ada 1 parselde nizalı kısmın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce yol olarak kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır. TMK.nun 715. maddesinde yolların kamu malı olduğu açıklanmıştır. Kamu malı niteliğinde bulunan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ve özel mülkiyet şeklinde de tapuya tescili mümkün değildir. Ancak, terk edilmek suretiyle veya güzergah değişikliği nedeni ile ortaya çıkan yol fazlalıklarının kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemece 21.10.2011 tarihli yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların bir kısmı nizalı yerin öncesinde yol olarak kullanıldığını açıklamışlardır. Bu nedenle, nizalı taşınmazın kadastro öncesi niteliği (kadim yol olup olmadığı), kullanım şekli ve bu kapsamda zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olup olmadığı konusunda tereddüt oluşmuştur.
Hal böyle iken; Mahkemece, tespit edilen komşu mahalli veya köy ile diğer yerel bilirkişileri (tespit bilirkişilerinin resen dinlenemeyeceğinin gözetilmesi) ile tüm taraf tanıklarının HMK. nun 243 ve 244.maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, aynı Kanunun 259 ve 290/2.maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri, davalı ...'nin dayandığı eski tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa haritalarıyla birlikte bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına alınması ve keşifte uygulanması, 200 ada 1 parseldeki nizalı kısmı kapsayıp kapsamadığının, dava konusu yerde davalı tarafın zilyetliği kurulmadan önce yol olarak kullanılıp kullanılmadığı, öncesi yol ise kadim yol olup olmadığı, ne şekilde ve kimler tarafından kullanıldığı (herkes tarafından kullanılıp kullanılmadığı) ve davalının nizalı kısma zilyet olmadan önce terk edilme veya güzergah değişikliği nedeniyle yol fazlalığına dönüşüp dönüşmediği, genişliği konusunda beyanlarının alınması, bu hususların tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesine çalışılması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller iddia ve savunma kapsamında birlikte değerlendirilerek az yukarıda açıklanan ilkeler de göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün dava konusu 200 ada 1 parselde nizalı kısmın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy