MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çemişgezek Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.01.2012 gün ve 6/13 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... temsilcisi ile davalılar taraflarından istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tespit edildiğini, tapu kayıtlarında miktar 9190 m2 olmasına rağmen tespitin 92952.53 m2 olarak yapıldığını, tapu kaydında sınır olarak adları geçen ... ve ...’ın kaçak ve yitik kişiler olduğunu, bu gibi taşınmazların yasa gereği ...'ye geçen taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile kayıt miktar fazlasının ... adına tescili isteğinde bulunmuştur
Davalılar, tapu kaydı ve zilyetliğe dayanmak suretiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Yargıtay 1. HD'nin 2008/7579 E., 2008/9759 Karar sayılı bozma ilamıyla kadastro tespitine dayanak teşkil eden tapu kaydı 08.10.1973 tarihli olup geldisinin Mart -1301 tarih 47 no'lu tapu kaydı olduğu, sınırlarında ve miktarında tedavül sırasında herhangi bir değişiklik bulunmadığı, tapu kaydının sınırları (... ve ..., ..., Ohan) okumakta olup miktarı 9190 metrekare olarak tapu kaydının sahibi lehine delil olabileceği gibi aleyhine de delil teşkil edebileceği, davalıların dayandıkları tapu kaydının iki sınırı kayıp ve yitik kişileri, bir sınırı taşlık okuduğuna göre davalılara ait tespite dayanak teşkil eden tapunun sabit sınırlı olmadığı, diğer taraftan kadastro tespitinde nizalı taşınmazın sınırında bulunan taşınmazların da eylemli olarak sabit sınır oluşturmadığı, çekişme konusu taşınmazın doğu sınırında bulunan 30 parsel nolu taşınmazın ham toprak niteliği ile ... adına tespit gördüğü, 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesi hükmü gereğince davalıların dayanağını teşkil eden tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlasının zamanaşımı ile kazanılacak yerlerden olmadığı (3402 sayılı Yasa'nın 18/2. maddesi hükmü), Mahkemece yapılacak işin; nizalı taşınmazda 9190 metrekare tapu miktarının sabit
sınırla bağlantı kesilmeksizin kapsadığı alanı belirlemek, geri kalan kısımdan 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 18. maddesine göre tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olduğu uzman bilirkişilerce saptanan kısımlarının davalılar adına olan tapularının iptali ile ... adına tesciline karar vermek, bu nitelikte olmayan başka bir deyişle tarım arazisine dönüştürülemeyecek veya ekonomik yarar sağlanamayacak yerlerin ise, tapularının iptali ile tescil harici bırakmaktan ibaret olduğu belirtilmek suretiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak 214 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, 23/12/2010 tarihli fen bilirkişileri ... ve ...'in raporunda E harfi ile gösterilen 9190.00 m²'lik taşınmazın; 214 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kayıt malikleri olan davalılar ..., ..., Kasım ... adına 1/3 paylarla kayıt ve tesciline, A harfi ile gösterilen 2436.74 m², B harfi ile gösterilen 8151.72 m², D harfi ile gösterilen 6602.87 m², F harfi ile gösterilen 2591.42 m², G harfi ile gösterilen 9190.00 m²'lik taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, C harfi ile gösterilen 63848.44 m²'lik taşınmazın tescil dışı bırakılmasına karar verilmiştir. Hüküm davacı ... temsilcisi ve davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Hüküm Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilmiştir. Hüküm ve hükmün tebliği tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 432. maddesi hükmüne göre temyiz süresi onbeş gündür. Aynı Kanun'un 434. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Somut olayda, hüküm davalılardan Nevzat ve ...'a 07.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ...'a ise 02.04.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Üç davalı aynı temyiz dilekçesiyle hükmü temyiz etmişlerdir. Davalılar tarafından verilen temyiz dilekçesi 16.04.2012 tarihinde hakimlikçe havale edilmiş, alınması gerekli temyiz harçları ise yine aynı tarihte tahsil edilmiştir. Hükmün tebliğ tarihi ile harçların alındığı tarihe kadar onbeş günlük temyiz süresi davalılar ... ve ... yönünden geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersizdir. Davalılar ... ve ...'ın temyiz istemleri sürenin geçmiş olması nedeniyle HUMK'nun 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE,
Davacı vekilinin ve davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı, özellikle hükmüne uyulan 25.09.2008 tarih ve 2008/7579 E., 2008/9759 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen ilkeler çerçevesinde soruşturma yapılıp hüküm kurulduğuna göre davacı ... vekili ve davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddiyle, Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy