MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı, katılma alacağı
Davacı-birleşen dosya davalısı ... ile davalı-birleşen dosya davacısı ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... (... ) 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 20.03.2012 gün ve 140/403 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı ile davalı-birleşen dosya davacısı taraflarından süresinde istenilmiş ise de; duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1993 yılında evlenen tarafların 2004 yılında boşandıklarını, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına tapuda kayıtlı 1832 ada 79 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait 7.500 TL ve davalı tarafından kullanılan 30.000 DM kredi ile edinildiğini, kredinin evlilik birliği içinde taksitler halinde birlikte ödendiğini açıklayarak, davacının taşınmazın edinilmesindeki, katkısından kaynaklanan 20.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 50.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı ve taşınmaz davalının biriktirdiği para ve davalının ailesinin yardımı ile edinildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Birleşen 2009/781 Esas, 2010/455 Karar sayılı dava dilekçesinde, davacı ... vekili, 2003 yılında evlilik birliği içinde edinilen ve davalı adına kayıtlı bulunan... plaka sayılı aracın değerinin yarısı olan 24.000 TL'nin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ... vekili zamanaşımı definde bulunmuş ve araç davalının şahsi malı olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada her iki tarafta diş hekimi olarak çalıştığından davacı kocanın taşınmazın edinilmesinde katkısı nedeniyle 20.000 TL katkı payı alacağının davalı kadından tahsiline ve birleşen davada dava konusu araç edinilmiş mal olduğundan 12.000 TL katılma alacağının dava tarihi olan 25.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı kocadan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 03.07.1993 tarihinde evlenmişler, 30.07.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 19.04.2006 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 30.07.2004 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği davacının talebi ve dava konusu taşımazın edinme tarihi olan 08.09.1998 ve birleşen davada dava edilen aracın edinme tarihi olan 22.05.2003 tarihine göre asıl davada davacının talebi 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı ve birleşen davada ise 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, aracın edinme tarihine, davalı tarafından TMK'nun 222/ son maddesi gereğince aracın kişisel mal ile edinildiği usulüne uygun şekilde ispatlanmadığına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörüldüğüne, Dairenin de bu görüşü benimsediğine, 6098 sayılı TBK'nun 153/1-3. bendi (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşıldığına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre birleşen davanın davalısı asıl davanın davacısı ... vekilinin birleşen dava yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Davacı- karşı davalı ... vekilinin sair ve davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; uyuşmazlık konusu 1832 ada 79 parsel 08.09.1998 tarihinde banka kredisi de kullanılmak suretiyle edinilmiş ve davalı – karşı davacı ... adına tapuya tescil edilmiştir. Taşınmazın edinme tarihinde davacı koca ile davalı kadın diş hekimi olarak çalışmakta olup taşınmazın edinilmesinde davacının katkısının kabulü doğrudur. Dosyadaki belge ve bilgilere göre diş hekimi olarak çalışan ve aynı şirkette % 50'şer payla ortak olan tarafların gelirleri ve harcamaları yaklaşık eşit ise de davacı kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar düşüldükten sonra katkı payı oranının % 20 olarak kabulü doğru değildir. Mahkemece gelirleri ve harcamaları eşit olan tarafların öncelikle eşit gelirlerinin ayrı ayrı hesaplanması, herbirinin sosyal statüleri ve mesleki konumları gözetilerek kişisel harcamalarının bulunması, bundan ayrı davacı ...'ün ayrıca 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğünden doğan olağan
harcamalarının tespiti ile kişisel harcamalarına eklenmesi, eşlerin böylece kişisel harcamalarının ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi ve tasarruf ettikleri miktarlarının bulunması, toplam tasarruf miktarı karşısında davacı ...'ün katkı oranının saptanması, bu
katkı oranının dava tarihindeki taşınmazın değeri ile çarpılması sonucu katkı alacağının belirlenmesiyle hüküm altına alınması, bu konuda uzman bir hukukçu ve mali müşavir veya muhasebeciden rapor edinilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan birleşen davada kabul edilen katılma alacağına TMK'nun 239/ son maddesi uyarınca mal rejiminin tasfiye tarihi olan karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihi olan 25.06.2009 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 356,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 463,30 TL'nin davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, 297,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısına iadesine 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy