MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi isteğinin davanın açılmamış sayılmasına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.04.2012 gün ve 108/423 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin davanın yapılan yargılamasının sonunda; dosyanın ilk yenilenmesinden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükümden sonra; davacı vekilinin, eski hale getirme isteğinin 30.04.2012 tarihli ek karar ile;davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın usule ilişkin nihai karar niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Eski hale getirme isteğinin reddine dair ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsımından; taraflar arasında görülen davanın 02.02.2010 ve 22.11.2011 tarihli yargılama oturumlarında, taraflarca takip edilmediği gerekçesiyle dosyanın ilk ve 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosyanın, davacı vekili tarafından 2. defa yenilenmesi üzerine, yargılamaya kaldığı yerden devam edilmiştir. Bu kez, 24.04.2012 tarihli yargılama oturumunda davacı ve davalı vekilleri ayrı ayrı özür bildirerek yargılamanın ertelenmesini istemişlerdir. Davacı vekili, 24.04.2012 tarihli dilekçesinde ... Çocuk Mahkemesi'nin 2012/85 Esas sayılı ve başka Mahkemelerde yargılamasına devam edildiğini açıkladığı üç dosyayı belirterek ve bu dosyaların yargılamalarına katılması gerektiğini özür olarak göstererek - mazeretlerini belgelendirmeksizin - yargılamanın ertelenmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraf vekillerinin özürlerini belgelendirmediği gerekçesiyle isteğin reddine ve ilk yenilenmesinden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu kez, davacı vekili 30.04.2012 havale tarihli dilekçesi ile ... Çocuk Mahkemesi'nin 2012/85 Esas sayılı dosyasının 24.04.2012 tarihli yargılama oturumu zaptının bir örneğini ekleyerek eski hale getirme isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle bu isteğin reddine karar verilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece yazılı gerekçeyle eski hale getirme isteğinin reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca, özür bildirerek yargılamanın ertelenmesini isteyen tarafın, özürünü belgelendirmesi (geçerli özürü ispatlaması) gerekmektedir. Bu kapsamda, davacı vekilinin 24.04.2012 tarihli dilekçesinde belirtelen özürler yöntemine uygun biçimde belgelendirilmediğinden, yargılamanın ertelenmesi isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, davacı vekili 30.04.2012 havale tarihli dilekçesinin ekinde ibraz ettiği ... Çocuk Mahkemesi'nin 2012/85 Esas sayılı dosyasının 24.04.2012 tarihli yargılama oturumuna tutuklu suça sürüklenen çocuk ...'in müdafii olarak katıldığını belgelendirmiş ve bu gerekçe ile eldeki davada eski hale getirme isteğinde bulunmuştur. Hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 95 ve 96. maddeleri uyarınca, süresi içerisinde istekte bulunulmuştur. Anılan Yasa'nın 96/2. maddesi ile "İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir." hükmü kabul edilmiştir. Bu durumda, anılan madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra dahi, eski hale getirme isteğinin kabulüne karar verilmesine bir engel bulunmamaktadır. Diğer taraftan, HMK'nun 150. maddesi uyarınca verilen kararlar usule ilişkin kararlardan olup, geçerli bir özürün bulunması halinde istek üzerine Mahkemece kararından dönülüp dosyanın ele alınıp işin esasına girilmesi mümkündür. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar dava dosyasından mutlak surette el çekme mahiyetinde değildir. Hal böyle iken; Mahkemece, davacının vekilinin 24.04.2012 tarihli dilekçesi, salt belgelendirilmediği gerekçesiyle reddedildiğine, davacı vekilince 30.04.2012 havale tarihli dilekçe ile yöntemine uygun olarak süresi içerisinde 24.04.2012 tarihli özrü belgelendirilerek eski hale getirilme isteğinde bulunulduğuna göre, tüm bu yönler gözönünde tutularak isteğin kabulüyle yargılamaya devam olunup işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile eski hale getirme isteminin reddine ilişkin 30.04.2012 tarihli kararın 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.