MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi
... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 29.03.2012 gün ve 231/317 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1973 yılında ...'da evlendiklerini, birlikte bir süre ...'da çalıştıklarını, evliliğin son 5 yılında davalının Türkiye'ye yerleştiğini, vekil edeninin ise ...'da çalışmaya devam ettiğini, evlilik birliği içerisinde 373 ada 12 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın edinildiğini ve üzerine 7 bağımsız bölümden oluşan bina inşa ettirildiğini,yine davalı adına kayıtlı ... marka aracın edinildiğini açıklayarak mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL'nin taraflar arasında boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 1983 yılından bu yana işsiz olduğunu, çok fazla alkol kullanıdığını, nizalı taşınmazın ve aracın edinilmesinde katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının katkısının bulunmadığı ve kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Mülga 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Taraflar 18.05.1973 tarihinde evlenmiş, 01.05.1998 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve 08.07.1999 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Bu nedenle eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 01.01.1998 tarihinde sona ermiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz 743 sayılı TKM'nin 170. maddesine göre eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde 09.08.1985 tarihinde edinildiğine ve her ne kadar, dava dilekçesinde belirtilen uyuşmazlık konusu ... marka araca ait trafik kaydı
getirtilmemiş olmakla beraber boşanma hükmünün 08.07.1999 tarihinde kesinleştiği ve mal rejiminin boşanma davasının açıldığı 01.05.1998 tarihinde sona erdiği gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın BK'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemece, davacının edinilen mallara katkısının olmadığı ve iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Öncelikle, hukukçu bilirkişi Raif Özcan Çetinel 24.03.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının geliri olarak sadece Başkonsolosluğun 09.09.1998 tarihli yazıları ile boşanma dosyasına gönderilen 450,70 DM işsizlik maaşından başkaca bir bilgi tespit edilemediği belirtilmiştir. Ne var ki, Mahkemece, "... için 02.05.2011 tarihli sigorta dökümü" başlıklı...'dan Türkçe'ye yeminli çeviri isimli belge ve eklerine ilişkin herhangi bir değerlendirmelerde bulunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı ve davalının 1972 yılında yani evlenmeden önce ...'ya gittikleri ve burada çalıştıkları, ...'da tanışmalarından sonra evlendikleri, davalının ...'da emekli olduğu ve daha sonra Türkiye'ye döndüğü, davacı ...'in ise emeklilik ödemesinin 2007 yılında başlayacağı ve emeklilik ödemesi süreli olup 30.04.2009 tarihi itibarıyla kesileceğine ilişkin belgenin dosyada olduğu, ...'in de yine ...'da işçi olarak çalıştığı, dönem dönem işsizlik sigortası aldığı ve daha sonra çalıştığı belirlenmiştir.
Saptanan bu olgular karşısında, her iki tarafta ...'da çalıştıklarına ve belirli bir gelir elde ettiklerine göre evlilik birliği içerisinde edinilen mallara davacının da katkısının olduğunun kabulü gerekir. Mal ayrılığı döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için edinilen mallara para veya para ile ölçülebilen maddi bir katkısının olduğunun belirlenmesi halinde katkı payı alacağına hükmedilmesi mümkündür.
Uyuşmazlık konusu arsanın 09.08.1985 tarihinde edinildiği, bu arsa üzerine 7 adet bağımsız bölümü kapsayan binanın yapımına 1989 yılında başlandığı ve 1994 yılında tamamlandığı saptanmış olup ancak dava konusu ... marka aracın trafik kaydının olmaması nedeniyle kesin alım tarihi tespit edilememiştir.
Saptanan bu durum karşısında, her iki eşinde ...'da çalıştıkları ve belirli bir gelir elde ettikleri gözetilerek evlenme tarihinden arsanın alındığı 09.08.1985 ve 7 bağımsız bölümü içeren binanın yapımına başlanıp tamamlandığı 1994 tarihi ile ... marka araca ait getirtilecek trafik kaydına göre aracın alındığı tarihe kadar eşlerin her birinin ayrı ayrı belirtilen tarihler esas alınarak gelirlerinin hesaplanması, bundan ayrı her eşin sosyal statüleri ve konumları göz önünde bulundurularak ayrı ayrı yapabilecekleri kişisel masraflarının belirlenmesi, Mülga 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca davacının aile reisi olarak evi geçindirme yükümlülüğü gözetilerek buna ilişkin yapabileceği giderlerin davacının kişisel giderlerine eklenmesi her birinin kişisel giderlerinin ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi ve buna bağlı olarak eşlerin ayrı ayrı yapabilecekleri tasarruf miktarlarının saptanması, toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması ve bu katkı oranının arsa, üzerinde yapılan ve tüm bağımsız bölümleri kapsayan bina ile... aracın dava tarihindeki gerçek sürüm değerleri ile ayrı ayrı çarpılması sonucu davacının katkı payı alacağının tespit edilmesi, mal rejimi konusunda uzman bir hukukçu, bir inşaat mühendisi ve bir serbest muhasebeci yada mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınması, ondan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile örtüşmeyen bir gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan, uyuşmazlık konusu yapılan ... marka araç şayet mal rejiminin sona erdiği 01.05.1998 tarihinden sonra edinilmiş ise mal rejimi kapsamında değerlendirilecek bir mal olmaktan çıkmış bulunacağından buna ilişkin isteğin genel hükümlere göre ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinden bu hususun Mahkemece değerlendirilmesi ve duruma göre araç konusunda bir karar verilmesi düşünülmelidir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy