(4721 S. K. m. 202, 219, 220, 222, 225, 229, 231, 232, 236)
Dava: S. ile T. aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bakırköy 4. Aile Mahkemesinden verilen 10.10.2008 gün ve 422/516 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı S. vekili, tarafların evlilik birliğinin devamı süresinde edindikleri ve davalı T. adına trafikte kayıtlı bulunan 34 ... 9352 plakalı aracın edinilmiş mallara katılma rejimi gereği tasfiyesi ile bilirkişi marifetiyle belirlenecek değerinin 1/2'si oranında müvekkiline verilmesini istemiş, peşin harcı 10.000 TL üzerinden yatırmıştır.
Davalı T. vekili, dava konusu aracın peşinatının daha önce davalı adına olan ve kaza sebebiyle perte çıkan araç sebebiyle sigortadan ödenen paradan karşılandığını kalan miktar için davalının bankadan kredi çektiğini, kredi borcunun tamamını da davalının ödediğini, davacının bir katkısı olmadığı gibi eşyaları da alarak evi terk ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.500 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 22.10.2003 tarihinde evlenmiş, 19.07.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 08.12.2005 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nın 225/2. m.) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (4721 sayılı TMK.nın 202. m.)
Dava konusu 34 ... 9352 plakalı araç evlilik birliği içinde 17.12.2003 tarihinde satın alınarak davalı adına trafikte tescil edilmiştir. Edinme tarihi itibariyle taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olup, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacının isteği katılma alacağına ilişkindir.
TMK.nın yürürlük tarihinden sonra evlilik birliği içinde edinilen mal varlığı kural olarak aksi kanıtlanmadıkça edinilmiş mal sayılır. (TMK.nın 222. m.) TMK. nın 231. maddesine göre artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK. m. 229) ve denkleştirmeden (TMK. m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK. m. 219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK. m. 231) yarısı üzerinden (TMK. m. 236/1) taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m. 235/1) katılma alacağının belirlenmesi gerekir. Davacı eş, hesaplama sonucu ortaya çıkan artık değerin yarısı oranında hak sahibi olur.
Mahkemece dava konusu aracın edinilmiş mal niteliğinde olduğu, bilirkişi raporu doğrultusunda aracın 2008 yılı itibariyle belirlenen sürüm değeri 15.000 TL'nin yarısı olan 7.500 TL.nin davacının katılma alacağı hakkı olduğu kanaati ile yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasına getirtilen belge ve yazı cevaplarından davalının evlenme öncesi sahibi olduğu 34 ... 18 plakalı aracın 22.11.2003 tarihinde karıştığı kaza sebebiyle aracın pert olduğu ve bu sebeple davalıya hasar nedeniyle 16.01.2004 tarihinde 15.100 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı T... İ... Bankası Y... Şubesinden 18.12.2003 tarihinde 18 ay vadeli 10.000 TL taşıt kredisi çekmiş, bu kredi borcu aylık 701,96 TL olarak geri ödenmiştir. Toplanan deliller ve edinme tarihi itibariyle dava konusu aracın edinilmiş mal niteliğinde olduğu (TMK.nın 222/3.m.) gerek sigortadan ödenen bedelin gerekse taşıt kredisinin aracın alımında kullanıldığı açıktır. Ancak aracın alımında sigorta bedeli ile kullanılan kredi dışında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu aracın edinme tarihi itibariyle noter alım belgesini dosya arasına getirtmek ve ne kadara alındığını belirlemek, bu alım değerinin sigorta tarafından kişisel mal niteliğindeki perte çıkan araç sebebiyle ödenen 15.100 TL ile bankadan çekilen taşıt kredisinin boşanma davasının açıldığı tarih sonrasına isabet eden kısmının (kredinin 11/18 oranının) davalının kişisel malı (TMK.nın 220. m.), taşıt kredisinin evlilik içinde ödenen kısmı (kredinin 7/18 oranının) ile varsa alımda kullanılan diğer miktarın aksinin ispatlanamaması halinde ise, edinilmiş mal olduğu (TMK.nın 219. m.) kabul edilmeli, bilirkişi aracılığı ile tespit edilecek dava konusu aracın karar tarihine en yakın (bozma sonrası muhtemel karar tarihi) tarihteki sürüm değeri (TMK. nın 232. m.) gözetilmeli kişisel ve edinilmiş mal sayılacak bu bölümler itibariyle artık değer üzerinden katılma alacağına (TMK.nın 231, 236. m.) hükmetmek olmalıdır. Mahkemece, dava konusu aracın edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal olarak kabulü yerinde ise de aracın edinilmesinde savunmada belirtilen hususlar gözden kaçırılarak aracın tümünün edinilmiş mal kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nın 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 388/4 (HMK. m. 297/ç) ve HUMK.nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğince bulunulabileceğine ve 405.00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 27.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy