MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescili davasının kabulüne dair ... (... 2). Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.03.2011 gün ve 336/109 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... ve müşterekleri vekili ile davalı ... ve ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 989 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1975 yılından bu yana vekil edenleri tarafından malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, taşınmazın 2/3 oranındaki payın davalıların miras bırakanları 03.12.1965 tarihinde ölen ... adına kayıtlı bulunduğunu, anılan payın intikal görmediğini ve hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak belirtilen payın iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı ile taşınmazın müşterek malikleri bulunduklarını, davacıların kendilerine ait payları zilyet ettiklerini, iyiniyetli olmadıklarını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 989 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... adına olan 2/3 oranındaki payın iptali ile 6705/25543 oranında davacı ..., 10324/25543 oranında davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm; davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 989 ada 13 parsel sayılı taşınmazın öncesi 19 ada 4 parsel olup kadastro yoluyla 3.2.1951 tarihinde ... adına tescil edilmiş, ardından 08.10.1958 tarihinde taşınmazın 2/4 oranındaki payı satış suretiyle davalıların miras bırakanları ... adına devredilmiştir. 14.1.1998 tarihindeki imar uygulaması sonucunda dava konusu taşınmaz bölümü 989 ada 13 parsel olarak 2/3 oranında yine miras bırakan adına kaydedilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, tapuda 2/3 pay maliki ...'in öldüğü 3.12.1965 tarihinden, davanın açıldığı 16.10.2006 tarihine kadar intikal görmediğine, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından davacıların 1975 yılından dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile taşınmazı davasız, aralıksız, malik sıfatıyla ev ve bahçe olarak
./.
-2-
2012/8200 - 2013/1653
kullandıkları bildirildiğine göre, tapudaki ...'e ait 2/3 payı yönünden tapunun hukuki değerini yitirdiği kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekilinin aşağıdaki husus dışında diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
TMK:nun 713/2.maddesi aynı maddenin birinci fıkrasına yollamada bulunmak suretiyle bir düzenleme getirmiştir. Bu tür davalarda davanın başarıya ulaşması halinde gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse tapu iptali ile tescil davalarında kayıt malikinin mirasçıları harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmiş olması doğru değildir. HMK.nun 183 (HUMK.nun 438/7). maddesine göre kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine ilişkin hükmün 3, 4 ve 5 bendlerinin hükümden çıkarılmasına, yerine "peşin alınan harç düşüldükten sonra kalan 10.020,52 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davacılar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına" sözlerinin yazılmasına, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.528,75 TL peşin harcın istek halinde ... ve müştereklerine iadesine, 18.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Davacılar vekili, 4721 sayılı TMK’nun 713/2. maddesindeki ölüm sebebine tutunarak davalıların miras bırakanı adına kayıtlı olan taşınmaz bu kişinin ölüm tarihi olan 1965 yılından dava tarihine kadar zilyetlikleri altında bulunduğundan ve bu taşınmazın üzerine vekil edenlerinin ev yaptığını ileri sürerek davalıların miras bırakanı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların kullanım alanları oranında tapuya tesciline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar çekişmeli taşınmazın davacı ile davalıların miras bırakanı adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğunu, davacıların hukuk dışı yolla taşınmazın tamamını elde etmeye çalıştıklarını, murislerine ait pay üzerinde davacıların bir zilyetliklerinin olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, ayrıca, davacılar aleyhine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli olarak açılan davalar bulunduğunu, bu davaların yargılamalarındaki beyanlarda dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
./.
-3-
2012/8200 - 2013/1653
Mahkemece, TMK.nun 713/2. maddesindeki ölüm sebebine dayalı iptal ve tescil isteğiyle ilgili olarak aynı kanunun 713/1. maddesindeki koşulda gerçekleştiğinden davacıların davasının kabulüne, 989 ada 13 nolu parselin ... adına olan 2/3 payın iptali ile 6705/25543 hissesinin davacı ... adına, 10324/25543 hissesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ihtiyadi tedbirin hükmün kesinleşmesine kadar devamına, peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 10020,52 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, AAÜT gereğince hesaplanan 14287,20 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davacılar tarafından yapılan 950.65 TL mahkeme masrafının davalılardan tahsiline, davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalılar .., ..., ...ve ... vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir. Ayrıca, davalılar ... ve ... vekili tarafından murafaa talepli olarak dilekçelerinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; davalıların miras bırakanı 1324 doğumlu 3.12.1965 tarihinde ölen ...’e ait hasımsız veraset belgesi dosyadadır...,.., .., .., .., .., .., .., ..., ..., ... ve ...’in mirasçısı olarak kaldıkları anlaşılmıştır. Diğer veraset belgeleri dosya içerisinde bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmaza ilişkin çap kaydı getirilmiştir. 989 ada 13 parsel arsa niteliğiyle 255.43 m2 olarak 3/8 pay ..., ..., 1/8 pay ...oğlu... ve 4/8 pay ... oğlu ... adına 2981, 3290 ve 3366 sayılı Yasalar gereğince imar uygulaması sonucunda 14.1.1998 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. 26.3.1999 tarih 983 ada 13 parsele ilişkin tapuda belediye tarafından re’sen tashih yapılarak yüzölçümü ve niteliği aynı bırakıldıktan sonra kayıt maliklerinde değişiklik yapıldığı buna göre, 1/3 payın..., ...’a, 2/3 payın ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
... Tapu Sicil Müdürlüğünün 2.1.2008 tarih 350 sayılı yazılarından: dava konusu 989 ada 13 nolu parselin imar uygulamasından önce 254 ada 38 parsel olarak 352 m2 miktarı ile 2/4 payının ..., 3/24 payının Mahmut Demir, 3/24 payının..., ¼ payının ... adına kayıtlı olduğu imar uygulamasıyla imar parsellerinin oluştuğu bildirilmiştir.
8.7.1993 tarih ve 2743 yevmiye numaralı resmi akit tablosu onaylı sureti getirilmiştir. Satıcının ..., alıcısının ... olduğu, 254 ada 38 nolu 352 m2 miktarlı arsanın 1/8 payı satıcı ... ... adına kayıtlı iken bu kişinin hissesinin tamamını beş milyon lira bedelle alıcısı ...’a sattığı anlaşılmıştır. Ayrıca, 28.2.1992 tarih ve 683 yevmiye numaralı satış sözleşmesi tastikli fotokopisi dosyadadır. Yine, 28.9.1994 tarih 4417 yevmiye numaralı resmi satış sözleşmesi ile 29.12.1997 tarih 6689 yevmiye numaralı resmi satış sözleşmesi de dosya içerisinde bulunmaktadır.
Mahallinde keşif yapılmıştır. Bilirkişilerden kroki ve raporları alınmıştır. Dava konusu imar parseli üzerine davacıların ev yaptıkları, A harfiyle gösterilen evin 88.92 m2 olduğu ve ... tarafından yapıldığı, B harfiyle gösterilen 138.31 m2 lik evin ... tarafından yapılıp kullanıldığı görülmüştür. Sair bilgi ve belgeler, tanık anlatımları, duruşma ve keşif zabıtlarında yazılıdır.
./...
-4-
2012/8200 - 2013/1653
... ve altı arkadaşının vekili, ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/349 Esasında kayıtlı olarak ... ve ... aleyhine ecrimisil ve alacak istekli olarak aynı imar parseliyle ilgili eldeki davayı açtıkları yapılan yargılamalar sonucunda, değinilen dosyanın eldeki iptal ve tescil dosyasının Yargıtaydan dönüşünün beklenmesi biçiminde ara kararı oluşturulduğu anlaşılmıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Uyuşmazlık, tapulu taşınmaz malikinin ölümünden itibaren 20 yıl süreyle mirasçıları tarafından tapu memurluğu huzurunda yöntemine uygun biçimde intikal yaptırılmayan ve tapu kayıt malikinin öldüğü tarihten itibaren dava tarihine kadar o kişiye ait zemin üzerinde aralıksız, çekişmesiz zilyet olan kişilerin bu zilyetliklerinin adlarına mülkiyet hakkı oluşturup oluşturmayacağı üzerinde toplanmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak, tapulu taşınmazların mülkiyetleri yasalarda açıkça öngörüldüğü biçimde ilgilisinin ya da vekilinin tapu memuru huzurunda yaptıkları resmi devirlerle ya da noter satış vaadi sözleşmesiyle veya kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucunda hüküm doğurmaktadır. Bunlardan ayrık olarak yasa koyucu TMK. nun 713/2. maddesinde, üç hal olarak tapulu taşınmazın aynı kanunun 713/1. maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde iptal ve tesciline karar verilmesine imkan sağlamakta idi. Ne var ki, Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren kararı uyarınca kanundaki ölüm sözcüğü iptal edilmiştir. Artık ölüm sebebine dayalı olarak açılan davaların dinlenme olanağı bulunmamaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 17.3.2011 tarih, 2009/58 Esas, 2011/15 sayılı kararı) TC. Anayasası'nın 153/2. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağı yönündedir. Nitekim, HGK.nun, 1. HD.nin, 20. HD.nin ve Dairemizin özellikle kıyı kenar çizgisiyle ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest davalara uygulanacağı yönünden yerlermiş içtihatları mevcuttur.
Öte yandan, dava konusu 254 ada 38 parselde davalıların miras bırakanı satış yoluyla 2/4 payı 9.10.1958 tarihinde edinmiştir. Davacı ... ise, yukarıda belirtilen resmi akit tablolarında yazılı olduğu üzere, çekişmeli taşınmazda 1993 yılında pay satın alarak hissedar haline gelmiştir. Bu kişinin pay satın aldığı 1993 tarihinden davanın açıldığı 2006 tarihine kadar TMK. nun 713/1. maddesinde 20 yıllık süre dolmamıştır. Kaldı ki, ... mirasçılarının 9.12.2005 tarihinde açmış oldukları meni müdahale davasıyla da süre kesilmiştir. Diğer davacı ... ve davacı ...’ın çekişmeli zilyetliklerinin 20 yılı dolmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle Anayasa Mahkemesi'nin konuyla ilgili olarak iptal kararı nedeniyle kanunumuzda ölüm nedenine dayalı olarak açılan davanın yasal dayanağı kalmadığından, ayrıca yukarıda belirtilen diğer sebeplerden 20 yıllık sürenin de dolmadığı anlaşılmakla ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının TC. Anayasasının 153/2. maddesi uyarınca ve HGK. ile ilgili Dairelerinin emsal içtihatlarına göre, geriye yürüyeceği de dikkate alındığından hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar vermek gerekirken, yasa maddesinin, Anayasa Mahkemesi kararının ve diğer delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucunda yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalılar vekillerinin temyiz itirazları açıkladığım nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken, Daire çoğunluğunca yazılı gerekçelerle onanması ve vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin bölümünün ise düzeltilerek onanması doğru olmamıştır. Bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşlerine katılamıyorum. 18.02.2013