MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ..., ... Belediye Başkanlığı ve... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.02.2012 gün ve 20/103 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde açıkladığı üzere ve dilekçe ekindeki krokide A, B ve C harfleriyle gösterilen toplam 6124 m2'lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici olarak bırakıldığını, bu yerdeki vekil edeninin zilyetliğinin 25 – 30 yıldır aralıksız olarak sürdüğünü, taşınmaz üzerinde ev ve müştemilatı ile meyve ağaçlarının bulunduğunu açıklayarak bu yerlerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliğine dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmiş, oturumlara katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Mahkemece, 20.11.2009 tarihli ilk kararda, davanın kabulüne, 29.9.2009 tarihli raporda A, B ve C harfleriyle gösterilen yerlerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde temyiz edilmekle Dairenin 14.6.2011 tarih 2010/2637-2011/3458 Esas ve karar sayılı bozma ilamında yazılı olduğu üzere, dava konusu yerlerde davacı yararına zilyetlik ve imar ihya yoluyla mülk edinme koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi biçiminde bozma yapılmıştır.
Mahalli Mahkeme 16.2.2012 günlü ilk oturumda bozma ilamına uyduktan sonra, ... vekilinin dava konusu yerin ... adına tesciline ilişkin beyanını da dikkate alarak davacının davasının reddine, davalı ...'nin talebinin kabulüne, 29.9.2009 tarihli ek rapor ve krokisiyle A harfiyle gösterilen 1290 m2, B harfiyle gösterilen 2352 m2 ve C harfiyle gösterilen 2854 m2'lik taşınmazların hali arazi olarak ... adına tesciline karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davacı vekilleri tarafından dilekçede yazılı gerekçelerle temyiz edilmiştir.
.//..
2012/8351-1107 -2-
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu yerin kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre, Dairenin hükmüne uyulan bozma ilamında yazılı olduğu üzere, davacı yararına zilyetlik ve imar – ihya yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yönlere ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak, bozmadan sonraki aşamada davalı ... tarafından İdare adına tescil isteği nedeniyle yukarıda A, B ve C harfleriyle gösterilen yerlerin ... adına tesciline ilişkin karar yerinde görülmediğinden ...'nin tescil talebinin de reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul hükmü verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, bozma ilamına uyulmakla, kararın tarafları için lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak oluşturacağı kuşkusuzdur.
Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.