MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.06.2012 gün ve 57/92 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen yaklaşık 1.500 m2 yüzölçümüne sahip taşınmaz bölümünün davalı ... adına tesbit ve tescil edilen 223 ada 77 parsel içinde bırakıldığını açıklayarak bu kısma ait tapu kaydının 223 ada 77 parselden iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazanma koşulları oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmazın davacılardan ... ile ilgisi olmadığından dolayı aktif husumet nedeniyle reddine, davanın ... ili ... İlçesi ... köyü 223 ada 77 nolu parselin teknik bilirkişinin 30.5.2012 tarihli raporunda (A) ile belirlenen 1378.09 m2 alan yönünden kabulü ile bu kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ... kızı ... adına aynı ada son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan 223 ada 77 parsel 2005 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ham toprak vasfı ile belgesizden tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olduğu da açıklanarak ... adına tesbit edilmiş, tutanak 30.12.2005 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar tarafından dava konusu taşınmaz bölümünün davacı ...’in babasına ait ve 40-50 yıldır kullanımında iken 1990 yılında ölümü ile mirasçılar arasında yapılan taksim sonunda ...’e düştüğü, ...’in de halen kullanımını sürdürdüğünün ifade edilmesi, uzman ziraat mühendisi bilirkişinin de raporunda dava konusu taşınmaz bölümünün seki ile düzleştirilerek
meyve ağaçları dikilerek bahçe şeklinde kullanıldığı, tarım arazisi niteliğinde olduğunun bildirilmesi üzerine yazılı şekilde kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle kabule karar verilmiş ise de Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro tespit tarihi olan 01.11.2005 tarihinden geriye doğru en az 20-30 yıl (1975-1985 tarihleri arası) öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan; fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalarının ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisleri arasından seçilecek bilirkişi ile teknik, Yerel Bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması, hava fotoğrafları ile İl Kadastro Müdürlüğü'nden istenen paftaların 1975-1985 yılları arasında çekilen ve düzenlenen fotoğraflar ile paftalar olması gerektiğinin gözetilmesi, bunların çekildikleri ve düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu yerin kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı veya hangi nitelikte bulunduğu hususlarında Uzman Bilirkişilerden Yargıtay ve tarafların denetimine açık gerekçeli, karşılaştırmalı rapor istenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, dava dilekçesi ile Yerel Bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın önceleri davacı ...’in babası ... oğlu ... ...’e ait olduğu, ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu davacının payına düştüğü belirtildiğine göre, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14.maddesi uyarınca davacının, muris babası ve veraset belgesinde yer alan mirasçılar bakımından miktar araştırmasının yapılması, belgesizden edinilen taşınmazlar olup olmadığının Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davaları açıp açmadıklarını, o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarının ve kadastro tutanağı örneklerinin Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davaları dosyalarının ise ait olduğu mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlamaları yönünden gözönünde bulundurulması, ondan sonra tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy