MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.05.2011 gün ve 229/655 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., 50 yılı aşkın süredir miras bırakanı ...’ın zilyet ve tasarrufu altında iken ölümü ile mirasçılarına kalan ve yapılan taksimle kendisine isabet eden ... Köyü 451 ada 1 parselin kadastro tespiti sırasında kötü niyetli hareket eden köy muhtarlığı tarafından köy tüzel kişiliği adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin 1985/1075 Esas sayılı kesinleşen dava dosyası ile belirlendiğini açıklayarak dava konusu 451 ada 1 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, dava konusu yerin mera olduğunu ve bu nedenle kimseye mülk olamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın mera olarak tesbit gördüğü ve mera kütüğünde kayıtlı bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras yolu ile intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mera sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu 451 ada 1 parsel 28.9.2007 tarihinde senetsizden kadim mera vasfı ile tespit edilmiş olup, tutanak itirazsız olarak 15.1.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davada husumet, ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne yöneltilmiştir. Dava, mera sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişkin olup meraların mülkiyeti Hazine'ye, yararlanma hakkı köy veya belediyelere ait bulunduğuna göre davanın TMK.nun 713/3. fıkrası uyarınca yasal hasım durumundaki Hazine'ye de yöneltilmesi, davaya katıldığı takdirde tanıklarını ve delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülmesi gerekmektedir. Mahkemece taraf teşkili yapılmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Diğer yandan, dava sınırlandırmanın iptal ve tescili isteğine yönelik 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığına göre iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanarak, kadim ve tahsisli mera araştırmalarının usulüne uygun şekilde yapılması, tüm
deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait bir yer olmayıp mera olduğu, mera kütüğünde kayıtlı bulunduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesi ile eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy