MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.06.2012 gün ve 18/307 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın imar ve ihya edilmediğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı köy temsilcisi, niza konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi... tarafından düzenlenen rapor ve krokide A harfiyle gösterilen 44248,79 m2 ve B harfiyle gösterilen 55314,87 m2 taşınmaz bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairenin ... Esas, 2006/6819 Karar ve 10.11.2006 tarihli ilamıyla “…Dava konusu taşınmaz bölümlerinin hangi tarihte ve nedenle tespit dışı bırakıldığının araştırılması, mahallinde keşif yapılmak ve hava fotoğraflarının usule uygun şekilde uygulanması suretiyle taşınmazların niteliğinin ve ihya olgusunun açıklığa kavuşturulması, sınırda bulunduğu bildirilen dereler yönünden jeolog bilirkişi dinlenilmesi,…” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştu. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki husus dışında yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün dosya arasında bulunan teknik bilirkişi rapor ve krokisinde B harfiyle gösterilen bölümünün ONANMASINA,
2012/8673-2013/5426
Davalı Hazine vekilinin hükmün teknik bilirkişi rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerini “…büyük maddi ve emek karşılığı ihya ettiğini, üzerine antep fıstığı ekip bahçe olarak yetiştirdiğini, taşınmaz üzerinde 25 yıldan fazla süreden beri tasarrufunun devam ettiğini,…” açıklayarak tescil isteğinde bulunmuştur. Her ne kadar mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından niza konusu taşınmazların önceden tarla vasfıyla, bilahare antep fıstığı bahçesi tesis edilerek davacının zilyetliğinde bulunduğu açıklanmış ise de, davacı dava dilekçesinde iddiasını nizalı taşınmaz bölümlerini ihya ederek antep fıstığı ektiği şeklinde sınırlandırmıştır. Dava konusu teknik bilirkişi rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde 05.05.2009 tarihinde yapılan keşfe bağlı düzenlenen ziraatçı uzman bilirkişinin 22.05.2009 tarihli raporuna göre keşif tarihi itibariyle 14-15 yaşlarında antep fıstığı ağaçlarının bulunduğu bildirilmiştir. Davacının iddiası ile itiraza uğramayan ziraatçı uzman bilirkişi raporuna göre tespit edilen ağaç yaşları itibariyle davaya konu A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü bakımından kazanma süresinin dolduğundan sözedilemez. Davanın A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümü bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, iddiayı aşan yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Usul ve Yasa hükümlerine uygun bulunmayan teknik bilirkişi rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen bölüme ilişkin hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazine'den harç alınmasına mahal olmadığına 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.