MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 493/334 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacıya ait 170 ada 5 parselin güney ve güneybatı sınırı boyunca ortalama 2,5-3 m enindeki yerin davacının taşınmazından ayrılarak yol kapsamına dahil edildiğini ve bu şekilde sınırlandırıldığını, oysa dava konusu taşınmaz bölümünün de kadimden beri sabit ve duvarla çevrili olduğunu açıklayarak 170 ada 5 parselin güney güneybatı sınırı boyunca ortalama 2,5-3 m. genişliğinde sınırları zeminde duvar temeli ile belirli yaklaşık 100 m2 dava konusu yerin yoldan ayrılarak davacıya ait 107 ada 5 parselle birleştirilerek davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahallinde yapılan keşif sonrası teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısmın tescilini istedikleri yer olduğunu bildirmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın köylünün ortak kullandığı yerlerden yol olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... temsilcisi, dava konusu taşınmaz bölümünün yol olmadığını ve davacıya ait kadimden beri kullanılan avlu ve bahçe olduğunu açıklamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, teknik bilirkişiler ... ve ...'in 23.11.2009 tanzim tarihli raporlarına ekli krokide kırmızı renkli A harfi ile gösterilen 166,90 m2'lik yerin yoldan iptali ile davacıya ait Yukarıemirler Köyü, köy içi mevkiinde tapuya kain 170 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile tevhidine, 170 ada 5 parsel sayılı taşınmazın aynı ada ve parsel numarası ile davacı adına yeni yüzölçümü ile tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların nizalı taşınmazın tespit harici bırakıldığı tarihten öncesi ve sonrasında yol olarak kullanmadığını ve davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluştuğunu bildirmelerine, 25.04.2011 tarihli uzman ziraat mühendisi bilirkişi
raporunda dava konusu taşınmazın taş duvar ile yoldan ayrılmış durumda 170 ada 5 parselle bütün olduğunu açıklandığına göre, davalı Hazine temsilcisinin aşağıda belirtilen husus dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin hükmün yargılama giderlerine yönelik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava TMK'nun 713/1. maddesi gereğince açılan tescil davası olup, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi durumunda bulunan davalı Köy Tüzel Kişiliği aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kanuni hasım durumunda olduklarından, her türlü yargılama giderleriyle sorumlu tutulamazlar. Bu tür davalarda eksik harcın davacı taraftan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilir. Davanın davacı yararına olumlu veya olumsuz sonuçlanmış olup olmaması açıklanan ilkeye ve sapma göstermeyen uygulamaya etkili bulunmamaktadır. Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, HUMK'nun 438/7. maddesi (HMK. m.370/2) uyarınca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında “2-Yargılama nedeniyle davacı tarafça yapılan 3 adet tebligat giderin 13,50 TL, keşif ve bilirkişi ücret giderinden ibaret 872,64 TL, ilan giderinden ibaret 792,12 TL ile posta giderinden ibaret 4,00 TL olmak üzere toplam 1.682,26 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.413,00 TL'sinin davalılardan takdiren müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Alınması gerekli 99,15 TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 27,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 72,15 TL'nin davalı Hazine harçtan muaf olduğundan davalı Köy Tüzel Kişiliğinden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2012 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2. madde ve fıkrası delaletiyle 400,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, bunun yerine;
“Alınması gerekli 99,15 TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 27,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 72,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin ilave edilmesine ve yazılmasına,
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüne, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazine'den harç alınmasına mahal olmadığına 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.