MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.05.2012 gün ve 247/134 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mirasen intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespit edilen 112 ada 15 parselin tapu kaydının iptaliyle adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 112 ada 15 parselin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Ham toprak niteliğindeki dava konusu 112 ada 15 parsel, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, ileride ekonomik yarar sağlanması mümkün bulunduğu açıklanarak 14.04.2006 tarihinde ... adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağı itirazsız olarak 23.06.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu parsel, "ham toprak" niteliği ile ... adına tespit edilmiştir. Dosya içerisindeki fotoğraflardan taşınmazın yüksek eğime sahip, sırt ve tepe şeklinde olduğu, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı ve sınırında eylemli 112 ada 1 sayılı orman parseli bulunduğu görülmektedir. Mahkemece taşınmazın niteliği konusunda duraksamaya yol açmayacak şekilde araştırma yapılmadığı gibi çevresinde bulunan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarıyla, kadastro tutanakları ve varsa dayanak belgeleri getirtilmemiştir.
O halde, tespit tarihinden 14.04.2006 geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1976-1986 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden, getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte Uzman Bilirkişi, Jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, Yerel Bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftalar ve komşu parsellere ait tapu kayıtlarının keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri (1976-1986 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre dava konusu taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, Yerel Bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacı ile miras bırakanının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladıkları, ne şekilde sürdürdükleri ve hangi tarihte tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurularak belirlenmesi, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ... mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor alınması, bir önceki bilirkişinin raporundaki gerekçelerde eleştirilerek aynı konuda görüşünün ortaya konulmasının istenilmesi, Yerel Bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK'nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İÇ.
Full & Egal Universal Law Academy