MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.05.2012 gün ve 203/342 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, imar-ihya, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuş, 05.06.2007 tarihli oturumda ise; TMK'nun 713/6.maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, önceki kararda; kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 20.066,51 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, hava fotoğrafı uygulaması yapılarak imar-ihya olgusunun araştırılması, sınırında bulunan 1957 parsele ilişkin kayıt ve belgelerin getirtilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevkedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi raporunda C harfiyle gösterilen 17.107,31 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline, B harfiyle gösterilen bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu yerin 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca tespit dışı bırakılan bir yer olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme tescile konu yerin niteliğini belirlemekten uzaktır. Taşınmazın güney sınırında bulunan 1957 parsel, hükmen Hazine adına tescil edilmiş olup; tescile esas
.//..
2012/9047-2013/5142 -2-
dava dosyası getirtilerek, keşifler sırasında tescil konusu yeri ne, kim ya da nasıl gösterdiği üzerinde durulmamış, yakın çevresinde bulunan 519, 520, 593, 594, 597, 599 ve 1899 parsellere ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları, varsa dayanak belgeleri ile 593 parselin tespitine esas 29.08.1952 tarih 70 sayılı tapu kaydı ile 204, 205 ve 206 tahrir sayılı vergi kayıtları istenilerek keşif sırasında taşınmaz başında uygulanmamıştır.
Bundan ayrı; dava, TMK'nun 713/1.maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkin olup aynı maddenin 3.fıkrası hükmüne göre; tescil davası, Hazine'ye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine karşı açılır. Tescil konusu yer ... Beldesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Hükümden sonra 12.11.2012 tarihinde kabul edilerek, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1 ve 3.bentleri uyarınca, ... İl mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırları olarak belirlenmiş, içerisinde bulunan köy ve beldelerin tüzel kişiliği kaldırılarak ilçe belediyesine bağlı mahalle haline getirilmiştir. Taraf teşkili, dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken kamu düzenine ilişkin hususlardandır. (HMK. 114 ve 115 m). O halde; yukarıda açıklandığı üzere davanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ... Belediye Başkanlığı'na yöneltilmesi, yargılamaya geldikleri taktirde savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Diğer yönden; davalı Hazine vekili, 05.06.2007 tarihli oturumda taşınmazın TMK.nun 713/6.maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen bölüm hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasına karşılık Hazine vekilinin tescil isteği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.