MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile Hülya Üstünel aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 10.05.2012 gün ve 487/409 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, evlilik birliği içinde, adına kayıtlı bulunan 693 parsel sayılı taşınmazını satmak suretiyle elde edilen para ile dava konusu 19 ada 174 parselde kayıtlı 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümleri satın alıp davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, kişisel malı ile edinilen bu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek adına tesciline, bunun mümkün bulunmaması halinde ise mal rejiminin tasfiye edilerek 30.000 TL katkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazların evlilik birliği içerisinde edinilen, edinilmiş mal olduğunu, evliliğin zina sebebiyle değil şiddetli geçimsizlik sebebiyle son bulduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların davacıya ait kişisel malı niteliğindeki mallarının satılması sonucu elde edilen nakit ile satın alındığı, bu nedenle davacının geri alma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19 ada 174 parselde kayıtlı 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 25.5.1992 tarihinde evlenmiş, 22.2.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 9.12.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM.nun 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 1.1.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 22.2.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince eşler arasında başka mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğinden TMK.nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 19 ada 174 parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm 21.4.2005 tarihinde, 2 numaralı bağımsız bölüm ise 22.4.2005 satın alınmak suretiyle davalı eş adına tescil edilmiştir.
Davacı, evlilik birliğinin kurulmasından evvel sahip olduğu 693 parsel sayılı taşınmazını satarak elde ettiği para ile dava konusu taşınmazları satın aldığını, eşine olan sevgisi ve güveni sebebiyle adına tescil edildiğini, diğer bir deyişle kişisel malı niteliğindeki taşınmazının satılması ile edinildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil, mümkün bulunmaması halinde ise 30.000 TL katılma alacağı isteğinde bulunmuş, ayrıca davalının sadakatsız olması sebebiyle boşandıklarından TMK'nun 236/2 maddesi gereğince davalının katılma alacağı hakkının kaldırılmasına, olmadığı takdirde miktarının düşürülmesine karar verilmesini de istemiştir. Davalı, şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşandıklarını, taşınmazların edinilmiş mal olduğunu, zinaya ilişkin iddiaların boşanmanın maddi yükümlülüklerinden kurtulmak için ortaya atıldığını bildirmiştir. Mahkemece, evliliğin davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sona erdiği, dava konusu taşınmazların davacıya ait kişisel mal niteliğindeki taşınmazının satılması ile elde edilen para ile edinildiği, bu nedenle TMK'nun 220/4. maddesi gereğince kişisel mal yerine geçen değerler kapsamında bulunup davacının malını geri alma hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazların alım tarihi itibariyle taraflar arasında TMK'nun 202. maddesi hükmü uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Davacı taşınmazların edinilmesine kişisel malı ile katkısını ileri sürmek suretiyle mal rejiminin tasfiye edilerek iptal ve tescil, olmadığı takdirde katılma alacağı isteğinde bulunmuş, TMK'nun 236/2 maddenin de uygulanmasını talep etmiştir. Taraflar TMK'nun 166. maddesi uyarınca şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmış olduklarından, somut olayda davalı aleyhine TMK'nun 236/2. maddenin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Eşler arasında 4721 sayılı TMK'nun 706 (MK 634) maddesi gereğince düzenlenmiş mülkiyetin aktarımı ile ilgili resmi bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu durumda; 7.10.1953 tarih 8/7 sayılı İBK uyarınca taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacı, bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemez. Ancak alacak isteğinde bulunabilir. Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı terditli talepte bulunarak, iptal ve tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece bu istek hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Şu halde mahkemece, tarafların delil listesinde bildirdiği delillerinin toplanması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde katılma alacağı isteğine ilişkin olarak bir karar verilmesi gerekir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy