MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ve müşterekleri ile ..., ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.04.2012 gün ve 283/203 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını belirttiği tapulama çalışmaları sırasında taşlık niteliği ile tescil harici bırakılan yaklaşık 25.000 m2'lik yerin, vekil edenleri tarafından birlikte imar- ihya edilerek kayısı bahçesi haline getirildiğini, içerisinde bulunan ev ve eklentileri ile birlikte 25 yılı aşkın süredir kullanıldığını açıklayarak, taşınmazın vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, keşifte taşınmazın müvekkillerine babalarından kaldığını bildirmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, nizalı taşınmazın belediye imar planı kapsamında bulunduğunu, bu nedenle imar-ihya yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, uyuşmazlığın esası hakkındaki kararı mahkemenin takdirine bıraktıklarını ancak Belediye'nin eldeki davada yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu olmayacağını açıklamıştır.
Mahkemece, 15.03.2012 tarihli tapu-fen bilirkişi raporu ve krokisinde (K) harfi ile gösterilen 23.692 m2'lik yerin kargir evler, ahır, depo ve bahçe niteliği ile, (H) harfi ile gösterilen 4.328,63 m2lik yerin kayısı bahçesi niteliği ile, 1/3'er pay oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı raporda (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen muhdesatların davacı ...'a, (D) ve (E) harfleri ile işaretlenen muhdesatların davacı ...'a, (F) ve (G) harfleri ile belirlenen muhdesatların davacı ...'a ait olduğunun tapuya yazılmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imar ve ihya, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak açılan TMK'nun 713/1, 996, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki;
... Kadastro Müdürlüğü'nün 12.04.2011 gün ve 1196 sayılı karşılık yazısında, davaya konu taşınmazların 21.01.1965 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak bırakıldığı bildirilmiş, davalı ...'nın 15.02.2012 tarih ve 81
sayılı karşılık yazısında taşınmazın bulunduğu alanda imar uygulamasının yapılmadığı açıklanmıştır.
Davacılar vekili uyuşmazlık konusu yerlerin müvekkillerine babalarından kaldığını açıklamış, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da davacıların babaları tarafından 35-40 yıl önce imar-ihya edildiğini, halen de davacılar tarafından kullanıldığını ifade etmişlerse de; babalarından intikal şekline ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Bu nedenle mahkemece, taşınmazların ne şekilde davacılara intikal ettiği konusu üzerinde durulması, babalarının sağ veya ölü olup olmadığının anlaşılması için babalarına ait nüfus aile kayıt tablosunun getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların satış, bağış, taksim ya da miras payının devri yoluyla davacılara kalıp kalmadığının açıklığa kavuşturulması, şayet davacıların babaları ölmüş ise TMK'nun 701 ve 702. maddesi gereğince dava koşulunun göz önünde bulundurulması ve buna göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bundan ayrı; dosya arasındaki teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan krokide davalı taşınmazların güney ve batı yönlerinde DSİ sulama kanalının bulunduğu işaretlendiğine göre, davanın TMK'nun 713/3. maddesine göre ve ilgisi yönünden ... Genel Müdürlüğü'nün davada yer almasının sağlanması, sulama kanalına ilişkin varsa kamulaştırma evrakları ile projenin getirtilmesi, yeniden yapılacak keşifte getirtilen belgelerin teknik bilirkişilerce zemine uygulanması, teknik bilirkişilerin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle çifte tapunun önlenmesi açısından kabulüne karar verilen taşınmaz bölümlerinin tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Müdürlüğünden sorulması, teknik bilirkişilerin ek rapor ve krokileri esas alınmak suretiyle TMK'nun 713/4 ve 5. fıkralarına uygun bir biçimde yerel ve gazete ilanlarının yapılması, son ilan tarihinden itibaren üç aylık yasal sürenin beklenilmesi, itiraz yoluyla katılmak isteyenlerin durumlarının değerlendirilmesi gerekir.
Tüm bu hususlar yerine getirildikten sonra dosya kapsamı gözönüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy