MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ve müşterekleri ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.05.2012 gün ve 76/53 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesi ile tarihsiz düzeltme ve ıslah dilekçesinde 1103, 1105 ve 1727 parselin miras ve taksim yolu ile müvekkillerine kaldığını, uzun yıllar tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1103 ve 1105 parselin 1936 tarih, 297 sayılı vergi kaydı kapsamında olup dava dışı 1102 ve 1104 parsellerle bir bütün olarak tasarruf edildiğini, aradan yol geçmesi nedeniyle bölündüğünü, 1727 parselin ise sınırındaki 1726 parselle birlikte kullanıldığını açıklayarak tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Köy yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.
Mahkemece önceki kararda, davanın kabulüne dava konusu 3 parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece; usulüne uygun olarak kadim ve tahsisli mera araştırması yapılması gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece, bu kez zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parseller, mülga 4753 sayılı Kanun uyarınca 1972 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonunda düzenlenen belirtme tutanaklarına dayalı olarak 1981 yılında belgesizden tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, taşınmazlar hakkındaki kadastro komisyon kararının 23.09.1983 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kayıtları oluşmuş, eldeki dava süresi içerisinde 22.03.1993 tarihinde açılmıştır.
Dava; belirtme öncesi nedenlere dayalı TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 46. maddeleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya kapsamında, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, bozma ilamına uyularak sonucu Dairesi'nde işlem tesis edildiğine, dava konusu 1103 ve 1105 parseller, 1972 yılında yapılan tevzi çalışmaları sırasında komşu 1102 ve 1104 parsellere uygulanan 297 sayılı vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına belirtildiğine, vergi kaydının miktarı kadar yer 1102 ve 1104 parsel numarası ile kayıt malikinin mirasçısı adına tespit edildiğine, dayanak vergi kaydının sınırı dağ ve hali olarak gösterildiğine ve uygulama hali, boz vb. yerler mera olarak kabul edildiğine, taşınmazların sınırında kadastro çalışmaları sırasında hali arazi niteliğinde Hazine
.//..
- 2 -
2012/9936 - 2013/4738
adına tespit edilen 1371 parsel bulunduğuna, anılan parseller tevzi paftasında mera olarak işaretlendiğine göre, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan meradan elde edildiğinin kabulü gerekir... Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağı gibi, süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla da iktisap edilemezler. Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkemece bu iki parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu parsellere yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 1103 ve 1105 parsellere ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davacılar vekilinin dava konusu 1727 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu bu parselin 1726 parselle birlikte... tarafından kullanıldığı, 1967 yılında ölmesi üzerine taksim neticesinde kızı ...'na kaldığı, ancak belgesizden kazanılan 20 dönümlük norm sınırı aşıldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Taşınmazın başında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, 40-50 yıldan fazla süre 1726 parselle birlikte hububat ekilmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanıldığını, önceleri ....ait iken anlaşma uyarınca davacıların murisi ... verildiğini bildirmişler, Ziraatçı Uzman Bilirkişi ise; % 5 eğimli, hububat ekimi yapılan tarım arazisi niteliğinde olduğunu, çevresindeki taşınmazlarla benzerlik gösterdiğini, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibarı ile mera niteliğinde olmadığını açıklamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, çevresindeki taşınmazlar belgesizden şahıslar adına tespit ve tescil edilmiş olup, Kadastro Mahkemesi kararıyla hükmen dava dışı ... ve müşterekleri adına tescil edilen komşu 1732 parselin keşfi sırasında dava konusu parsel yönü ... olarak gösterilmiştir. Taşınmazın yakın çevresinde tahsisli ve eylemli mera parseli de bulunmamaktadır. O halde; taşınmaz hakkında belirtme tutanağı düzenlenmediğine, tespit tarihinden geriye doğru davacılar ve miras bırakan Hafize tarafından koşullarına uygun tarım arazisi olarak kullanıldığı bildirildiğine, yapılan araştırma ve incelemeye göre, davacılar aleyhine kazanmayı engelleyen bir sınırlama ve mera niteliğinde olmadığı yerel ve teknik bilirkişiler tarafından açıklandığına göre, dava konusu 1727 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 1727 parsele ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy