MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.04.2012 gün ve 294/50 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle ada ve parsel numaraları dava dilekçesinde belirtilen toplam 20 parça taşınmazın davalı ... üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin 22.11.2011 tarihli yargılama oturumunda istifa ettiğini bildirmesi üzerine; mahkemece vekilin istifası ve duruşma gününün davacı asıla bildirilmesi yönünde ara kararı oluşturulmuş, davacıya vekilin istifası ve duruşma gününün tebliğ edildiğinden bahisle yargılamaya yokluğunda devam edilmiştir. Ne var ki, davacı adına çıkarılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 ve Tüzüğün 28.maddelerine uygun bulunmamaktadır. Şöyleki, T.C. Anayasası'nın 36.maddesine göre; herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Tarafların yargılama sırasında serbestçe iddia ve savunmalarını ileri sürmeleri Anayasal haklarıdır ve bu hakları kısıtlanamaz. Somut olayda, usulsüz tebligat nedeniyle davacının yokluğunda yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; duruşma gününün davacı ...'a usule uygun şekilde tebliği ile uyuşmazlığın taşınmazların aynına yönelik olduğu gözönüne alınarak, usule uygun keşif kararı verilerek mahallinde keşif icrasıyla taraf tanıkları ve yerel bilirkişilerin HMK'nun 243-244.maddelerinde yazılı (HUMK'nun 258, 259) yöntemine uygun şekilde çağrılarak iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanması ve uyuşmazlığın niteliğine göre gerekli incelemeler yapıldıktan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.
Öte yandan; dosya arasında mevcut dava konusu 111 ada 27 ve 102 ada 72 parsellerin tapu kayıtlarında davalı oldukları belirtilmiştir. Söz konusu parsellerin kadastro tutanakları ve ilgili dava dosyalarının getirtilmesi, uyuşmazlığa konu bu parseller bakımından mahkemenin görevli olup olmadığının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. ve 27. maddelerinin gözönüne alınması gerekir.
Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy