MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.02.2012 gün ve 144/206 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve Belediye vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava TMK.713/1 ve Kadastro Kanunun 14. maddesi uyarınca açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında aynen “davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Durmuş oğlu ... adına tesciline” denilmiştir. Hükmün bu şekliyle infaza elverişli bir biçimde kurulmadığı ve duraksamaya yol açtığı açıktır.
Şöyle ki; HMK.nun 297. maddesi (HUMK.nun 388) gereğince, bir kararda bulunması gereken hususlar tek tek bentler halinde gösterilmiştir. Maddenin 2. fıkrasında ise, verilen karar ile iki tarafa yükletilecek görev, hak ve borçlar hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak bir biçimde açık yazılması öngörülmüştür. Mahkemece kurulan hüküm fıkrası anılan maddenin kapsamına uygun olduğu söylenemez. Bu konuda TMK.nun 713/7 fıkrasının da gözönünde tutulması da zorunludur. TMK.nun 713/7 maddesine göre; davanın kabulü halinde, kararda tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümünün belirtilmesi ve teknik bilirkişi tarafından kroki üzerinde işaretlenmesi ve karara eklenmesi gerekmektedir. Somut olayda; dava konusu taşınmazın yerin sınırları, yüzölçümü hükümde belirtilmediği gibi teknik bilirkişi raporuna da atıfta bulunulmamıştır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy