MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.01.2012 gün ve 265/10 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayanarak adına kayıtlı 166 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakılan kısmın iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliği temsilcisi, dava konusu yerden eskiden su arığı geçtiğini, yol geçip geçmediğini bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Teknik Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06.05.2011 tarihli krokili raporda yol olarak ve A harfi ile gösterilen 276,18 m2'lik kısmın yoldan ifraz edilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm; süresinde, davalı ... vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar en az 20 yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında ise tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Buna göre; somut olayda dava konusu taşınmaz, davacıya ait 166 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağına göre 23.01.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol niteliği ile bırakılmış olup; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7/4. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlenmeyen bu yerle ilgili olarak kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddia vaki olmamış ve dava tarihi olan 07.09.2010 tarihine kadar geçen süre içerisinde hak arama yoluna başvurulmamış, daha önce davacı tarafından açılan dava açılmamış sayılmasına karar verilerek sonuçlanmıştır. Bir başka anlatımla, o davanın hiç açılmamış olarak kabulü gerekir. Öyle ise eldeki davanın, makul sürede açılmadığı ve dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediği de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tescil davasının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle Usul ve Kanuna aykırı görülen Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.