........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı banka tarafından borçlu aleyhine, limit ipotekleri, genel kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarlarına dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmıştır.
Borçluya örnek 6 nolu icra emrinin gönderilmesi ile borçlu, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda ihtara itiraz edildiğini, hesap ekstresindeki borca ve faize itiraz ettiğini açıklayarak icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece ilk verilen takibin iptali kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2012 tarih ve 2012/4161 E.-2012/4938 K. sayılı ilamı ile bozulması üzerine, bozma ilamına uyulduktan sonra, bilirkişi incelemesi için gider avansının kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 150/ı maddesinde "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti: icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149.madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle tetkik merciine şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir..." hükmü düzenlenmiştir.
........
Somut olayda; borçlu yasal süresi içinde hesap özetine itiraz ettiğine göre Mahkemece bilirkişi aracılığı ile İİK'nun 68/b madde koşullarında inceleme yapılması ve krediyi kullandıran tarafın İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle kanıtlaması zorunludur. Bu durumda alacağını ispatlamak zorunda olan; krediyi kullandıran taraf yani alacaklı olduğuna göre ispat yükü alacaklıdadır. O halde bilirkişi incelemesi için alacaklıya süre verilmesi gerekirken, ispat yükünün borçluda olduğundan bahisle, borçluya süre verilerek kesin sürenin yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......