MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
HMK'nun 94. maddesi hükmü gereğince hakimin yargılama sırasında yapılması gereken işler için taraflara kesin süre vermesi mümkün ise de buna ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun bir bir açıkça belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması ve ayrıca önel verilen tarafların yapması gereken hususların onların bizzat yerine getirebileceği bir iş veya işlem olması gerekir.
Somut olayda alacaklı vekili menkul haczi sırasında, üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine icra dairesince haczin İİK'nun 99. maddesine göre tatbiki ve kendilerine istihkak davası açmaları için süre verilmesi işleminin şikayet olarak kabulü ile işlemin iptalini, aksi halde istihkak iddiasının reddi davası olarak görülmesi istemli dava açmış, Mahkemece şikayet ile davanın aynı dosya üzerinden görülemeyeceğinden bahisle, davacıya 26.03.2013 tarihli celse ara kararıyla açıklamada bulunması için iki haftalık kesin süre verilmiş, istihkak olarak devam ettiği takdirde aynı sürede peşin harç olarak yargılama giderlerinin ikmal etmesi karar altına alınmıştır. Alacaklı vekilinin davasını terditli açtığı beyanı üzerine, dava şikayet olarak nitelendirilip, İcra Müdürü'nün dosya kapsamına göre haciz işlemini İİK'nun 99. maddesine göre yapmasında bir usulsüzlük olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kesin süreye ilişkin ara kararı yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun yapılmadığından kesin süre hükmünü doğurmamıştır. Ayrıca HMK'nun 111. maddesine göre şikayetin ve istihkak davasının terditli açılmış olması incelenip sonuçlandırılmasına engel değildir.
Bu nedenlerle Mahkemenin şikayetin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, Mahkemece istihkak iddiasının reddi talebi yönünden harcının tamamlatılarak istihkak dava prosedürü içinde deliller toplanıp incelenmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. ve İİK'nun 366.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy