....
... ile ... aralarındaki dava hakkında..... verilen 16.02.2012 tarih ve 1364/135 sayılı hükmün Daire'nin 27.12.2012 gün ve 3628/13158 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
.....
Davacı vekili, dava konusu 2997 ada 1 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği içinde satın alınarak davalı eş adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek, mal rejiminin tasfiyesi ile 18.500 TL alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili ise, bir yıllık zamanaşımının geçtiğini, ayrıca esastan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne 18.500 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece 27.12.2012 tarih ......ve Karar sayılı ilamla “… özetle: nizalı taşınmazın 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinden sonra edinilmiş olması nedeniyle anılan Kanunun TMK.nun 178. maddesi hükmü uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değildir…” denilmek suretiyle bozma sevk edilmiştir. Davacı vekili 25.3.2013 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteğinde bulunarak, yerel mahkeme hükmünün usul ve kanuna uygun olduğunu ve onanması gerektiğini, kaldı ki dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’da bulunduğu sırada tarafların biraraya gelerek 26.12.2012 tarihinde sulh anlaşması düzenlediklerini, bu anlaşma gereğince davalı ...’nın dava konusu taşınmazın tapusunu müşterek çocuklarına eşit olarak tapudan devrettiğini, vekil edeni davacının da bu dava neticesinde hükmedilen alacağa ilişkin başlattıkları icra takibinden feragat ettiğini, tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını ve davanın konusuz kaldığını açıklayarak Dairece verilen 27.12.2012 tarih ve 2012/3628-13158 Esas ve Karar sayılı bozma kararının düzeltilerek kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini istemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, özellikle tapu ve nüfus kayıtlarına göre, taraflar 05.06.1989 tarihinde evlenmişler, 01.07.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 01.09.2008 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Taraflar sözleşmeyle başka mal rejimini seçmediklerinden evlenme tarihinden, 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler (4722 s.Y.nin 10/1, TMK.nun 202). ......
Tasfiyeye konu 2997 ada 1 parseldeki 8 nolu bağımsız bölüm,......adına kayıtlı iken “alım” denilerek 21.02.2006 tarihinde dava dışı ........ adına, daha sonra aynı tarihte ve aynı açıklamayla davalı adına tescil edilmiştir. 26.12.2012 tarihinde ise satış suretiyle ½'şer paylı olarak .....adlarına tapudan devredilmiştir. Taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli dönemde edinilmiştir.
Davacının talebi katılma alacağı niteliğinde olup Dairece, her ne kadar önceki kararlarda bu tür davalarda TMK'nun 178.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu benimsenmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı ilamıyla, edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüş, bu görüş Dairece de benimsenmiştir. Bu durumda edinilmiş mallara katılma alacağı davalarında da TMK.nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK.nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekecektir (mülga BK.m.125.) 6098 sayılı TBK'nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği 01.09.2008 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki karar düzeltme isteğinde bulunan davacı vekili tarafların 26.12.2012 tarihinde düzenledikleri sulh anlaşması ile sulh olduklarını birbirlerinden karşılıklı olarak hiçbir hak ve alacakları kalmadığını kararlaştırmışlardır. Şu halde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılan davada yerel mahkeme hükmünün iddia ve savunma çerçevesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile değerlendirilmesi gerekirken maddi yanılgı sonucu yazılı gerekçe ile bozma sevk edilmesi doğru olmamış ise de hükmün kesinleşmesinden önce taraflar sulh anlaşması düzenlemiş olduklarından, anılan anlaşmanın da değerlendirilmesi, davadan feragat niteliğinde olup olmadığının taraflardan sorulup belirlenmesi, oluşacak yeni duruma göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulüyle Dairenin maddi yanılgıya dayalı 27.12.2012 tarih ve 2012/3628 Esas, 2012/13158 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 50,45 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy