.......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının bozulmasına dair 24.01.2013 tarih, 2012/12375 Esas, 2013/717 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, alacaklı..... vekilinin müvekkili aleyhine,....Mahkemesi'nin 2006/1470 Esas, 2007/170 Karar sayılı ilamına dayalı olarak, .......2011/13522 Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, ancak .......25.04.2008 tarih 2008/51 Esas - 2008/344 Karar sayılı kararı ile takip konusu ilam borcunun, ....... 2005/7604 sayılı dosyasındaki alacağından takas ve mahsubuna karar verildiğini bu kararın kesinleştiğini, takas mahsup nedeniyle borç sona erdiğinden, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip konusu alacak 23.05.2011 tarihinde üçüncü kişiye temlik edildiğinden davalı aleyhine açılan davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 188. maddesinde; borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebileceği, borçlunun devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda borçlu vekili, borçlunun takip konusu ilamdaki borcunun, ......2005/7604 sayılı dosyasındaki alacağından takas ve mahsubunu .....2008/51 Esas sayılı dosyasında talep ettiğini, anılan Mahkemece 25.04.2008 tarihli kararı ile istem kabul edilerek, alacağın 20.800,00 TL'lik bölümünün, ilamdaki borcundan takas ve mahsubuna karar verildiğini bildirmiştir. Takas mahsuba ilişkin kararın dosyaya sunulan örneğinde kesinleşme şerhi mevcut ise de, alacaklı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde anılan kararın temyiz edildiği ve Yargıtay'ca bozulduğunun iddia edildiği görülmektedir.
......
Bu durumda Mahkemece, temlik alacaklısına dava dilekçesinin tebliği ile davaya dahili sağlandıktan sonra, borçlunun takas mahsup talebini, alacağı temlik alan şahsa karşı da, ileri sürebileceği ve de İcra Mahkemesi'nin takas mahsubuna ilişkin kararının kesinleşip kesinleşmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değildir. Dairemizce kararın bu gerekçelerle bozulması yerine takas mahsubuna ilişkin önceki İcra Mahkemesi kararının kesinleştiği kabul edilerek hükmün bozulduğu anlaşıldığından, alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 24.01.2013 tarih ve 2012/12375 Esas, 2013/717 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçelerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy