MAHKEMESİ : Enez Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2006/83-2012/99
H.. S.. ile E.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil, bedel tazmini davasının reddine dair Enez Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.12.2012 gün ve 83/99 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacının tapuda davalılar adına kayıtlı 1778 parsel sayılı taşınmazın 5.000 m2 lik kısmını 2003 yılında davalıların mirasbırakanı Mehmet Kılıç'tan harici satış senediyle satın aldığını ve üzerinde bina yaptığını, ifraz işlemleri devam ederken murisin vefat ettiğini, bu nedenle işlemlerin tamamlanamadığını açıklayarak taşınmazın 5.000 m2 lik kısmının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise, davacının haricen satın aldığı yerin rayiç bedeli ile bina bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, tapulu taşınmazların harici satışının geçersiz olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği satış senedinin sahte olduğunu, ayrıca dava konusu binanın dava dışı M.. E.. tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu, davacının dayandığı senette satış bedelinin yazılmadığı, bu nedenle de bedele ilişkin davanın ispatlanamadığı, yine dava konusu binanın davacı tarafından yapılmadığı, davacının sadece taşeron olarak binayı başkası için yaptırdığı, masrafların başkası tarafından karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde her türlü delile dayandığına göre yemin delili de bu kapsama girer. Mahkemece davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadığı sorulmadan hüküm kurulması, dayanılan delillerin eksik değerlendirildiğini göstermektedir. Yemin teklifi konusunda davacı tarafın beyanı alınadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacının, davalılara yemin teklif edip etmediğinin sorulması, davacının yemin teklif etmesi ve davalıların yemin teklifini kabul etmeleri halinde, HMK'nın 225-240 maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak dava konusu arsanın satış bedeli yönünden davalılara yemin ettirmek ve ondan sonra talep hakkında iddia ve savunma doğrultusunda olumlu ya da olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'un 440/III-2. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy