MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.02.2011 gün ve 53/32 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., ortak muristen intikal eden ve taksim edilmeyen 160 ada 3, 109 ada 14, 157 ada 1 ve 110 ada 107 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, mirasçılardan ... ..., ..., ..., ve ... açılan davaya muvafakat etmişlerdir. Davalılardan ..., ..., ... ve ..., ortak muristen kalan taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını, dava konusu taşınmazların bu paylaşımda kendilerine düştüğünü, 160 ada 3 ve 110 ada 107 parsellerin ise ortak muristen gelmediğini bildirmiş ve davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların tamamının ortak muristen geldiği ve usulüne uygun taksim bulunmadığından açılan davanın kabulüyle taşınmazların tapusunun iptaline ve ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muristen intikal, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazların ortak muris ...'ten kaldığı ve mirasçılar arasında usulüne uygun taksim yapılmadığı tanık ve yerel bilirkişi beyanları ile saptandığına, davalıların ibraz etmiş olduğu 28.03.2006 tarihli paylaşım senedine bütün mirasçılar katılmadığına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilamda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, taşınmazların tapusunun iptaliyle davacılar ve davaya muvafakat edenler adına miras payları oranında tesciline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin bu paylara ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün bu paylar yönünden ONANMASINA,
Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince, dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen payın iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda her mirasçı ancak kendi miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunabilecek olup bütün kayıt maliklerininde davalı sıfatıyla davada yer alması gerekli değildir. Somut olayda, dava konusu taşınmazlardan 160 ada 3 parsel davalı ..., 109 ada14 parsel ... ve ..., 157 ada 1 parsel ..., ..., ... ve ..., 110 ada 107 parsel ise ... adına tapuda kayıtlıdır. Gerek bu kayıt maliklerinin, gerekse de davacılar ve açılan davaya muvafakat eden ... mirasçıları dışındaki mirasçıların açmış oldukları bir dava ve istekleri bulunmadığı halde HMK'nun 26. maddesine (HUMK. m.74.) aykırı olarak talep olmadan bu kişileri de kapsar şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy