MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Takip dayanağı ... 7. İş Mahkemesi'nin ... Esas, 2011/456 Karar sayılı ilamında kıdem tazminatının 28.05.2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ihbar tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Borçlu İcra Mahkemesine başvurusunda, kıdem tazminatı faizi ile oranının ve ihbar tazminatına uygulanan faizin fazla olduğunu ileri sürmüştür.
Borçlu tarafından faiz oranlarının uygulanmasını istediği banka adları bildirilmiş, alacaklı tarafından bildirilmemiştir.
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bu durumda kıdem tazminatı için Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Bu ilkeye uygun olmayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.