.....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
.....Hukuk Mahkemesi'nin 12.03.2013 tarihli 2012/914 Esas 2013/288 sayılı kararı borçlu-davacı ... tarafından temyiz edildikten sonra borçlu-davacı asil ... tarafından Mahkemesi'ne ibraz edilen, kimlik tespiti yapılmış olan 07.05.2013 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir.
Davadan feragat HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragat mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça Mahkeme'nin davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, Mahkeme'nin feragat hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir. (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK. 21.11.1981 gün ve 1981/2-551)
Bu durumda, Mahkeme'nin borçlunun davadan (itirazdan) feragat beyanı hakkında bir hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının İİK'nun 366 v 6100 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy