MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 28/174 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1984 yılında evlenen davacı ve davalının 2006 yılında yabancı mahkeme kararı ile boşandıklarını, davacının evlilik üzerine yurt dışına giderek 1991 yılının 5.ayından 2001 yılının 12.ayına kadar çalıştığını, çalışmasıyla 1158 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmaz ile 299 ada 14 parsel sayılı taşınmazın edinmesine ve üzerine 3 katlı bina yapılmasına katkıda bulunduğunu, 1158 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın edinilmesinde ayrıca davacıya ait 15 adet cumhuriyet altını, 7 bilezik ve gerdanlıktan oluşan ziynetlerin kullanıldığını ve tarafların ortak çalışması ile biriktirilen 10.000 Euro'nun davalı adına açılan banka hesabında bulunduğunu açıklayarak 1158 parsel ile muvazaalı olarak davalının annesine devredilen 299 ada 14 parselin üzerindeki üç katlı bina ile birlikte değerinin tespiti ile 1/2'sinin ve bankada bulunan paranın 1/2'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 1158 parsel sayılı taşınmazın davacı henüz Almanya'ya gitmeden edinildiğini, davacının evlendiği tarihte ev hanımı olduğunu, 299 ada 14 parselin 15.04.1988 'de edinildiğini üzerinde bulunan inşaatın 1991 yılında tamamlanarak iskan ruhsatı alındığını bildirmiş ve katkısı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının katkısı ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 10.09.1984 tarihinde evlenmişler, 09.05.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 17.05.2006 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihi olan 10.09.1984 tarihinden TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 09.05.2006 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK. m. 204, 4722 s.K. m. 10)
Dava konusu 1158 parsel 09.01.1986 da, 259 ada 14 parsel 30.03.1988'de edinilmiş ve üzerindeki üç katlı yapı 1991 yılında tamamlanmış, davalı adına açılan banka hesabı ise 11.12.1997'de açılmış ve 10.04.2002 tarihinde kapatılmıştır. Taşınmazların edinme ve banka hesabının açılma tarihine göre davacının isteği 743 sayılı TKM'nun (Mülga) 170.maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı adına açılan banka hesabında bulunan 10.000 Euro'nun 1/2'sinin tahsilini istemiş ise de banka kayıtlarından hesabın 10.04.2002 tarihinde kapatıldığı saptanmıştır. Kural olarak mal rejiminin tasfiyesi anında başka bir ifade ile boşanma dava tarihinde mevcut olan malvarlığı değerleri tasfiyeye dahildir. Davacı boşanma dava tarihinden 4 yıl kadar önce hesaptan
çekilen paranın mevcudiyetini ispatlamamış olup iddia edilen paranın miktar itibariyle 4 yıl içinde harcanması hayatın olağan akışına uygun görülmekle davacı vekilinin bankada bulunan paraya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün buna ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, kural olarak TKM'nİn 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen taşınmazlara ilişkin katkı payı talebinde bulunabilmek için somut para ya da parayla ölçülebilen maddi bir katkının olduğunun kanıtlanması gereklidir. Evlenme tarihinde herhangi bir işi olmayan davacı kadın Alman Yasaları uyarınca 1984 yılında gerçekleşen evlenmeden itibaren belli bir bekleme süresinin geçmesi ile Almanya'ya gidebilecektir. Dinlenen tanıklar davacının 1986-1987 tarihlerinde Almanya'ya gittiğini, 1991 yılı 5.ayına kadar kayıtlara geçmiş resmi bir çalışması saptanmamış ise de, davacının temizlik ve benzeri işlerde iş buldukça çalışarak aile bütçesine katkıda bulunduğunu açıklamıştır. Hal böyle iken davacının 09.01.1986 tarihinde edinilen 1158 parsel sayılı taşınmaza çalışarak bir katkısının bulunmadığı ancak davalı tanık beyanları ile sabit olduğu üzere dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyaları ile bu taşınmazın alımına katkıda bulunduğu, 299 ada 14 parselin edinilmesine ve üzerindeki binanın yapımına ise Alman makamlarının izni ve bilgisi haricinde temizlik vb kayıtlara geçmeyen, günlük ve emeğe dayalı işlerde çalışarak katkıda bulunduğunun kabulü gereklidir.
Bu halde Mahkemece, dava konusu 1158 parsel sayılı taşınmazın edinme tarihindeki değeri ile davacının dava dilekçesinde bildirdiği ziynet eşyalarının ayrı ayrı değeri belirlenerek ziynet eşyalarının değerinin taşınmazın tamamına oranı bulunarak katkı payı oranı tespit edilmeli, tespit edilen bu oran ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin çarpımı ile davacının katkı payı belirlenmelidir. Davalı adına kayıtlı iken muvazaalı olarak davalının annesine ve boşanma dava tarihinden sonra üçüncü kişiye devredilen 299 ada 14 parsel ve üzerine bulunan üç katlı binanın yapımına yukarıda açıklandığı üzere katkıda bulunan davacının bu tarihler arasındaki gelirinin tespiti mümkün olmadığından hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri gereğince uygun tazminat niteliğinde bir alacak miktarının belirlenmesi amacıyla dosya uzman bilirkişiye tevdi edilip gerekçeli ve denetime uygun rapor temin edilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy