.......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine..........31.05.2012 tarih ve 2011/30 Esas, 2012/1502 Karar sayılı ilamına dayanılarak takip başlatılmış; borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, İYUK'nun 28/1. maddesi gereğince vergi mahkemesi ilamlarının kesinleşmeden takibe konulamayacağından bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, idari yargının edaya ilişkin ilamlarının ilamlı takibe konu edilebileceği belirtilerek icra emrinde asıl alacağa ve işlemiş faize ilişkin kısmı eda hükmü içermediğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile; takibin 42.154,21 TL alacak ve 1.060,21 TL faiz kalemleri yönünden iptaline, diğer kısımlar için takibin devamına karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. - 1997/776 K., 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.- 2006/85 K., 25.06.2008 gün ve 2008/12 - 451 E. - 2008/453 K. sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, i1amların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez, ilavelerde bulunamaz.
Somut olayda; icra takibinin dayanağı olan ilamda tartışılan ve “davacı tarafından ödenen toplam 42.154,21 TL tutarındaki meblağın davacıya ret ve iadesine” şeklinde kurulan hüküm tahsile ilişkin kabul edilmelidir. İlamda belirtilen yönden eda hükmü kurulmuştur. Bu durumda asıl alacak olan bu miktar ve fer'ileri yönünden de şikayetin reddi ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
.....
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
AG.
Full & Egal Universal Law Academy