......
... ve müşterekleri ile ... aralarındaki terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın reddi davasının reddine dair ......Mahkemesi'nden verilen 07.02. 2013 gün ve 665/31 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ........ ölümü ile sonuçlanan ve %100 kusurlu olduğu belirlenen kazada yapılan yargılamalar sonunda 146.648,50 TL. asıl alacak, 282.565,88 TL. faizi ile toplam 429.214,38 TL. alacağın tahsili için mirasçı davacılar aleyhine davalı tarafından icra takibinde bulunulduğunu, miras bırakandan mirasçılarına intikal eden bir malvarlığı olmadığını, bu haliyle terekenin borca batık olduğunu açıklayarak terekenin borca batık olduğunun tesbiti ile mirasın kanunen reddedilmiş sayılmasının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, mirasçıların TKM’nin 550.maddesinde yazılı bulunan eylemleri gerçekleştirmedikleri takdirde terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebileceklerini, bu talebin yasal hakları olduğunu, ancak maddede belirtildiği üzere terekenin borca batık olduğu ve mirasçıların terekeyi açık veya örtülü olarak kabul etmediklerini ispat etmeleri gerektiğini, davacıların murisleri ...'nın vefatı sonrası idare aleyhine açılan tazminat davaları kendilerine ihbar edilmesine rağmen davaları takip etmediklerini, yine kesinleşen ve idare tarafından ödemesi yapılan miktarlar yönünden kendi aleyhlerine açılan rücu davalarını takip etmediklerini, sonuç olarak ilamlı takip aşamasına gelindiğini, terekenin borca batık olduğu iddiası daha önceki aşamalarda ortaya konsa idi davaların seyrinin daha farklı olabileceğini, davacıların daha önceki ikametgahları olan ........ ve sonraki ikametgahları olan İstanbul tapu, trafik ve bankalardan üzerlerine kayıtlı gayrimenkul, menkul ve mevduat hesaplarının bulunup bulunmadığının, varsa bunların muristen intikal edip etmediğinin ortaya konulması gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.......
Dava, terekenin borca batıklığı nedenine dayanan mirasın hükmen reddi sebebiyle menfi tespite ilişkindir ......kendisinin de ölümüne neden olan trafik kazasında kazaya sebebiyet verdiği kabul edilerek % 100 kusurlu bulunmuş, kazada ölen diğer şahsın uğradığı zararın mirasçıları tarafından ...'nden tazmini sonrası, ...'nün de rücu yoluyla açtığı davalarda haksız fiile dayalı olarak mirasçılar aleyhine tazminata hükmedilmiştir. Bu ilamlara dayalı olarak yine mirasçılar aleyhine ... tarafından ilamlı icra takibinde bulunulmuştur.
Murisin ölümü ile, tereke bütün aktif ve pasifi ile mirasçılara geçer. Mirasbırakanın haksız eyleminden doğan tazminat sorumluluğuna ilişkin borçlar da terekenin pasifi içerisinde olup; terekeye dahildir. Yapılan araştırmalar ve alınan cevaplar da dikkate alındığında terekenin borca batık olduğu açıktır. Ancak terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmeleri Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz. Davacılar mirasbırakanın borcu nedeniyle aleyhlerine açılan ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen.....2002/155 Esas 2002/188 Karar, ..... Mahkemesinin 2005/286 Esas 2006/161 Karar sayılı dosyaları ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen......Mahkemesi'nin 2006/326 esas 2008/76 karar sayılı dava dosyalarında defi yoluyla terekenin borca batık olduğunun tespitini istememişlerdir. Diğer yandan aleyhlerine açılan davada hasım olarak bulunmak, red halinde vekalet ücreti almaya yönelik bir hareket olduğu için, terekeyi benimsemek anlamına gelir. Bu davranışları yüzünden davacılar, mirası reddetmek hakkını yitirdikleri için terekenin borca batık olduğunu ileri süremezler.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy