MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.04.2011 tarih ve 2010/558 Esas, 2011/228 Karar sayılı kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat ilamına dayalı olarak borçlu Belediye aleyhinde takip başlatılması ve hacizler yapılması üzerine, Belediye vekili 25.10.2011 tarihli dilekçesiyle, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 5999 sayılı Yasa ile değişik Geçici 6. maddesinin son fıkrası ve bu madde hükmünü genişleten 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi gereğince tazminat alacağının tahsili amacıyla idarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğinden bahisle tüm haciz işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece 5999 ve 6111 sayılı Yasaların kamulaştırmasız elatma tazminat bedelleri için düzenleme getirdiğini, ancak ilam dava tarihi olan 15.10.2010 tarihinde bu yasal düzenlemelerin yürürlükte olmadığından, bu ilamada hükmedilen alacak tahsilinde uygulanamayacağından istemin reddine karar verilmiş, borçlu vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
30.06.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5999 Sayılı Yasanın l. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. maddesinin son fıkrasında, bu madde uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği, yine 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi ile de 1983 yılından sonra kamulaştırmasız elatılan taşınmazlar için Mahkemece hükmedilecek tazminatlar yönünden de aynı şekilde düzenlemeler getirilmiştir. Anılan maddelerin yürürlük tarihinden sonra Mahkeme ilamı ile tazminat ödenmesine karar verilmesi durumunda, bu tazminatın tahsili için yapılacak icra takiplerinde uygulanabilir.
Somut olayada takip dayanağı ilamın karar tarihinin 01.04.2011 olup, 27.09.2011 haciz tarihi itibari ile de henüz Anayasa Mahkemesi'nce yazılı 6111 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi iptal edilmemiştir.
Bu durumda Mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gereğince idarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği gözetilerek, talebin kabulüyle hacizlerin kaldırılması isteminin kabulü yerine, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428 ve devamı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.