......
..... aralarındaki istihkak davasının reddine dair..........verilen 17.08.2009 gün ve 1483/39 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü tarafların kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili,.......2007/9805 (yenileme ile 2009/3393) sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca,.......2007/1421 sayılı Talimat dosyasında yapılan 18.07.2007 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, ödeme emrinin de burada tebliğ edilmediğini, istihkak iddiasında bulundukları için takibin devamı kararının alındığını, ancak tebliğ edilmediği için öğrenme tarihine göre yasal hak düşürücü süre içinde eldeki davayı açtıklarını, belirterek istihkak davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, kısa aralarla aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığını, üçüncü kişinin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, açılan davayı kabul ettiklerini, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin sunduğu faturaların borcun doğum tarihinden sonra düzenlendiği ve dip koçanların temin edilemediği, faturaları düzenleyen firmalara ulaşılamadığı için ticari kayıtlar üzerinde inceleme de yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı "istihkak" davası niteliğindedir.
İİK'nun 106/1. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle taşınır mallarda satış isteme süresi hacizden itibaren 6 ay olarak değiştirilmiş olup, bu yeni düzenlemenin 05.07.2012'den itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda takip
.......
ve haciz tarihi itibarı ile ilgili yasal düzenlemenin eski hali ile yürürlükte olduğunun kabulü gerekir. Buna göre hacizden itibaren 1 yıllık satış isteme süresi geçerlidir. Kural olarak, taşınırlarda hacizden itibaren 1 yıl içinde satış istenmezse mal üzerindeki haciz kendiliğinden kalkar (İİK.md.110 ) Ne var ki, haczedilen mal hakkında istihkak davası açılır ( İİK.md.97/8) veya alacaklı ile borçlu arasında borcun taksitle ödenmesi konusunda bir sözleşme yapılırsa (İİK.md. 111 ) Yasa'da öngörülen satış isteme süresi işlemez.
Somut olayda 1 yıllık satış isteme süresi davanın açıldığı tarih itibarı ile dolmuştur. Geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Dava tarihi itibarı ile geçerli bir haciz bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken işin esasına girilerek ret kararı verilmesi isabetli değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalı .............alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı ...ne verilmesine,
taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy