MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı Banka vekili tarafından, borçlu aleyhine, genel kredi sözleşmesi, limit ipoteği ve hesabın kat edilerek noter aracılığıyla borçluya bildirildiğine ilişkin belgeler ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun hesap katı ihtarının kendilerine tebliğ edilmediğinden icra emri gönderilemeyeceği itirazı üzerine, Mahkemece aynı gerekçeyle icra emri ve takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 15/ı maddesi aynen "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayir nakdi krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse İcra Müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar..." yasal düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, alacaklı bankanın takibine dayanak yaptığı ipotek akit tablosunun incelenmesinde; ipoteğin (limit) teminat ipoteği niteliğinde kurulduğu, yine hesap kat ihtarının borçlunun kredi sözleşmesinde yazılı adresine çıktığı ve 25.09.2012 tarihinde muhatabın adresinde ayrıldığı gerekçesiyle iade edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıda yazılı yasal düzenleme çerçevesinde, hesap katı ihtarının borçluya tebliğ edilmiş sayılacağının ve icra emri düzenlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile icra emri ve takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
.//..
2013/1143-5172
-2-
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy