MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Borçlu baba aleyhine iştirak nafakası alacağının tahsili amacı ile ilamlı takip başlatıldığı, borçlu icra emri tebliği üzerine süresinde İcra Mahkemesine başvurarak çocukların Temmuz 2008 ile Eylül 2010 tarihleri arasında yanında kaldığını ve bu tarihten sonraki nafakaların ise, kiracısına verdiği talimat üzerine kiraların nafaka borcuna mahsuben alacaklıya gönderildiğini belirterek borca itiraz etmiştir. Mahkemece dinlenen tanık beyanına göre, boşanmadan sonraki bir yıl içinde çocukların baba yanında kaldığı, sonraki dönemde de kiracı tarafından alacaklıya yapılan ödemelerin nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilerek, bakiye nafaka borcunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 33/1.maddesinde, borçlunun İcra Mahkemesi'ne başvurarak borcun imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceği ancak itfa veya imha iddiasının yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edilebildiği takdirde icranın geri bırakılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda kira bedellerinin nafakaya mahsuben gönderildiği iddia edilmiş ise de, sunulan PTT havale makbuzlarında nafakaya mahsuben gönderildiğine dair şerh bulunmadığı gibi, gönderilen aylık 150,00 TL miktarların da nafaka miktarına ve katlarına uygun düşmediği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece ödemelerin ahlaki ödeme olarak yapıldığının kabulü ile nafaka borcundan mahsup edilemeyeceği nazara alınarak borcun hesaplanması gerekirken, aksine kabulle yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
.//..
2013/1146-5171 -2-
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy