..........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
..............2009/728 Esas-2012/991 Karar sayılı ilamı ile kıdem tazminatı ve fazla mesai ücret alacağı için en yüksek banka mevduat faizine, asgari geçim indirimi için ise yasal faize hükmedilmiştir.
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, icra takibinde işlemiş faiz oranlarına itiraz ederek icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle toplam alacağın 28.098,52 TL olduğunun tespiti ile icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece re'sen ........ faiz oranları sorulmuş olup taraflardan banka ismi bildirmeleri istenilmemiştir. 05.02.2013 tarihli ara kararda ............ gelen faiz oranları üzerinden hesaplama yapılmasına karar verilerek dosya bilirkişiye gönderilmiş ve bilirkişi de 26.02.2013 havale tarihli raporunda Vakıfbank'ın faiz oranlarını uygulamak suretiyle hesaplama yapmıştır.
HGK.nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağı yönünden, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda Mahkemece yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, taraflara banka ismi bildirmeleri için süre verilmesi, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
..........
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy