.....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlular aleyhine...... 2005/161 E.-2010/214 K sayılı ilamına dayanılarak tazminat, yargılama gideri, ilam vekalet ücreti ve işlemiş faiz talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Takipte borçlu olarak gösterilen..... vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; vekil edeninin dayanak ilamda taraf olmadığından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece borçlunun ilamda taraf olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı olan ......Mahkemesi'nin 2005/161 E.-2010/214 K sayılı ilamında davalı olarak ...... gösterilmiş olup, şikayetçi ......ise ihbar olunan olarak yer almaktadır. İlamda hüküm altına alınan alacak, vekalet ücreti ve yargılama giderinin ''davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ''karar verilmiştir Anılan ilamda şikayetçi ........ taraf olmadığı ve aleyhine hüküm kurulmadığı halde, alacaklı tarafından aleyhine ilamlı takip yapıldığı görülmektedir. Bir ilam, ancak ilamın taraflarını bağlar.
O halde takip konusu ilamda taraf olmayan şikayetçi hakkında ilamlı takip yapılması doğru olmayıp şikayetin kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........