.......
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ....verilen 26.12.2012 gün ve 458/739 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ile bir kısım davalılar ......ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Av., davalılar ... ve müşterekleri vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı ... vekili .....geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, mülkiyeti davacının murisi..... ve bir kısım davalılara ait olan ...... ilçesi .....957 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin...... tarafından ikame edilen izale-i şuyu davasında taşınmazın satışına karar verildiğini, davacı ... ve..... diğer varisleri ile davalıların ......Başkanlığı nezdinde bir imar anlaşması yaptıklarını ve ayrıca .....15.12.2003 tarih ve 22481 yevmiye numarası ile taksim sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin yürürlüğe konularak tarafların bu sözleşme uyarınca Belediye'ye 500.000 TL civarında o tarihte ödeme yaptıklarını, taksim sözleşmesinde belirlendiği üzere 1,3 ve 5 numaralı parsellerin o tarihte 1 numaralı parselin ......... caddesi arkasından geçen caddeye cepheli 7 katlı, 3 numaralı parselin ..... caddesine cepheli 27x27 ebatlı 9 katlı, 5 nolu parselin ise 22x35 ebatlı 9 katlı olup, bu taşınmazların tamamı davalılara ait olurken, buna karşılık imar anlaşması neticesinde ...... ödenecek her türlü bedel, tapu harç ve masraflarının da davacı ve dava dışı kardeşleri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı ve kardeşlerinin miras bırakanlarından kendilerine isabet eden 1/4 hisse ile ilgili belediyeye yaptıkları ödeme ve masraflar karşılığında 2 ve 4 numaralı parsellerin davacıya bırakıldığını, 27x27 ebatlı 9 katlı 3 numaralı parsel olarak numaralandırılan parselin 5. katındaki 2 adet dairenin ferağının ...'e verileceğinin kararlaştırıldığını, taşınmaz tapularının inşaat tamamen bitirilerek kat mülkiyetine dönüştürüldüğünü, daire tapuları 07.01.2011 tarihinde kendilerine intikal ettiği halde, bugüne kadar haklı sebep olmaksızın davacının bekletildiğini, davalılardan........ ile yapılan görüşmede 4579 ada 1 parsel olan 5. kat 9 ve 10 numaralı taşınmazların
.....
devrinin sağlanmasının istenildiğini ancak kendisinin tapuyu vermeye hazır olmasına rağmen diğerlerinin tutumlarını bilemeyeceğini, esasen bu işten zarar ettiğini dile getirerek pek de taksim sözleşmesinin arkasında durmadığını gösterdiğini açıklayarak davanın kabulü ile davaya konu......... ilçesi 4579 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda bulunan 5. kat 9 ve 10 numaralı dairelerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taksim sözleşmesinde davalının imzasının veya bu yönde kabul veya icazetinin olmadığını, sözleşmenin diğer hissedarlar ile davalıya vekaleten ... tarafından imzalandığını,...... vekil olarak atanmış ise de, kendisine vekaletnamede satış yada satış vaadi yetkisi verilmediğini, bir kısım tapu işlemlerini yapmak üzere yetkilendirildiğini, vekilin yetkisini aşarak sözleşmeyi imzaladığını, Noterin de bu suistimale bilerek veya bilmeyerek sebebiyet verdiğini, vekaletnamede verilen yetkilerin ileride yapılacak inşaattaki dairelerin davacıya ait olacağı şeklinde yorumlanamayacağını, vekilin yaptığı işin kendisini bağlayacağını, davacının iddiasında yazılı 500.000 TL masraf yapıldığının da doğru olmayıp kanıtlanması gerektiğini, kaldı ki yapılan harcamaların bir kısmının davacı ile aynı soyadını taşıyan müşterek malikler tarafından yapıldığını, ...... soyadlı maliklerin beş adet parselin iki tanesini alarak %25 paylarını %40’a çıkardıklarını, ayrıca........soyadlı malikler arasında düzenlenen 240.000 Euro tutarlı bonoda davalının ismi yazılı ise de, kendisi veya vekaleten atılmış bir imza olmadığından bu bono veya teminat senedinin davalıyı bağlayıcı yönü de bulunmadığını, edimler arasında fahiş bir fark ve müzayaka hali olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar vekili, ...'in ihtiyati tedbire ilişkin başvurusunda 600.000 TL, dava dilekçesinde ise, 500.000 TL civarı ilgili belediyeye ödeme yaptıklarının beyan edildiğini, dava değerinin ise bir daire 350.000 Euro ettiği halde düşük gösterildiğini, dava konusu taşınmaz hissedarlarından müvekkilleri .....hisselerini 18.11.2002 tarihinde kesinleşen .......Hukuk Mahkemesi'nin 2000/50 Esas 2001/647 Karar sayılı dosya ile elde edip, ortaklığın giderilmesi davasında da bu dosya beklenerek 21.05.2003 tarihinde kesinleşen ........04.03.2003 tarih 1996/514 Esas 2003/260 Karar sayılı ilamı ile hüküm kurulduğunu, henüz bu kararlar tapuya infaz ettirilmeden müvekkillerinin ekonomik olarak hiç de hazır olmadıkları sırada bu satışı önleyebilmek için boğazlama sözleşmesi kabilinden anlaşmalara hayır deme gücünü bulamayacakları açık iken müzayaka halinde bu anlaşmanın yapıldığını, tapuda tesis edilen 5 adet parselden ikisinin mülkiyetinin ... ve arkadaşlarına verildiğini, taksim sözleşmesi gereğince 3 numaralı parselin 5.katından iki adet dairenin mülkiyetinin ...'e verileceği ve bunun teminatı olarak 240.000 Euro tutarlı teminat senedi alındığının yazıldığını, taksim sözleşmesi ve teminat senedinin hükümsüz olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne göre ivazlar arasında açık nisbetsizliğin bulunduğunu, müzayaka halindeki kimse ile yapılan sözleşmenin gabinin varlığını doğruladığını açıklayarak sözleşmenin geçersizliğinin tesbiti ile davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, ..... ili Kocasinan ilçesi 4579 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 33/1093 hisseli 5. kat 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline her iki bağımsız bölümün davacı ....oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 4579 ada 1 parselin öncesi 957 ada 3 parsel olup, bu parselin 2/3 payı.....adına iken ......27.09.2001 tarih 2000/60 Esas 2001/649 Karar sayılı ilamı ile hükmen paylı olarak .......... ... olduğu, diğer
....
3/12 payın ...... adına iken 1997 yılında ölümü ile eşi .....evlatları .........ve 1/12 payın ise ....... adına tescilli görülmektedir. Bu parsel 13.07.2004 tarihinde.... ait iken yine satılan 2365 ada 3 ve 2370 ada 1 parsellerle tevhid edilerek aynı hisse ve paylarla 957 ada 23 parsel olmuştur. Bilahare taşınmaz maliklerinin taleplerinin kabul edilerek 26.07.2004 tarihinde Belediye tarafından 26.07.2004 tarihinde yapılan imar uygulaması sonunda oluşan parsellerden 2370 ada 2 parsel, 4323 ada 1 parsel ve 4325 ada 1 parsel paylı olarak ..... oğlu ..., ....... kızı ... adına, 2365 ada 4 parsel ile 4324 ada 1 parsel paylı olarak ....... çocukları ..., .....l adına, 2367 ada 2 parsel, 2371 ada 2 parsel, 4326 ada 1 parsel, 4327 ada 1 parsel, 4328 ada 1 parsel ve 957 ada 24 parsel ise ........adına tapuya tescil edilmişlerdir.
Bilahare tevhiden oluşan 4325 ada 4 parselin ifrazı sonrasında 17.02.2006 tarihinde oluşan 4579 ada 1 parsel üzerinde 14.10.2009 tarihinde kat irtifakı tesis edilmiştir. Kat irtifakı ile oluşan 9 ve 10 numaları meskenler tapuda 13/33 pay .....oğlu ..., 8/33 pay......... kızı ... adına kayıtlı durumdadır.
Dosya arasındaki belgeler incelendiğinde, 25.9.2003 tarihli özel vekaletname ile ... tarafından .... oğlu ...’nun vekil olarak atanmıştır. ..... 1.Noterliği'nin 15.12.2003 tarih 22481 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki rıza-i taksim sözleşmesinde .......ile ...’e vekaleten kendi adına asaleten...........’na vekaleten kendi adına asaleten ...’nun, ..., ...,........bizzat katıldıkları ve 957 ada 3 parselle ilgili ..... ile yapılan imar anlaşması uyarınca belediyenin oluşturduğu 5 adet parselin hissedarlar arasında paylaştırılmasına ilişkin olduğu, sözleşme ile imar sonunda oluşacak 2 ve 4 parsellerin ........ soyisimli hissedarlara, 1,3 ve 5 parsellerin ise diğer hissedarlara verilmesinin, imar parselleri dışındaki 6,7,8,9,10 parsellerin ise ....... terk edileceğinin, sözkonusu imar anlaşması neticesi .....ödenecek her türlü bedeller ile tapu harç ve masrafları ....... grubu tarafından ödeneceği, taksim anlaşmasının taraflarca belediyeye verilerek tapuda uygulanmasının sağlanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7.maddesinde de “İmamoğlu grubu ve ...’nun mülkiyeti kendilerine isabet edecek olan 3 numaralı parselin 5.katında bulunan ...’in belirleyeceği 2 adet dairenin mülkiyetini ...’e ait olduğunu tapuda ferağını vereceklerini kabul ve taahhüt eder” yazılıdır. Davacı sözleşmeye dayanarak dava açmış ve 9 ve 10 numaralı meskenlerle ilgili talepte bulunmuştur.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar tapuda paylı mülkiyetin sözkonusu olduğu taşınmazlar bakımından paydaşlar arasında yapılan taksim sözleşmesinin hukuken bir sonuç doğurmayacağı açık ise de, somut olayda taksim sözleşmesi sonrası Belediye tarafından yapılan imar uygulaması ile taksim sözleşmesine değer verilerek parseller oluşturulduğu, yine sözleşmede yazılı olduğu şekilde taraflara ifrazen parseller verildiği, başka bir anlatımla sözleşmede tarafların üzerine düşen yükümlülüklerin tümü ile yerine getirildiği, davalıların taksim sözleşmesinin uygulanması sonunda sözleşmede yazılı haklarını fazlası ile de aldıkları dikkate alındığında davalıların
......
sözleşmenin geçersizliğine yönelen savunmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğuna, davacı tarafın açıkça sözleşmenin 7.maddesinden kaynaklanan hakkına dayanarak talepte bulunabileceğinin kabul edilmesi gerektiğine, sözleşmede 9 katlı binanın yapımından sözedilmekte ise de, mahallinde yapılan keşifte binanın 14 katlı olduğunun belirlenmesi ve taşınmazın da davalılar adına kayıtlı olması sebebiyle karşılıklı edimler arasında davalılar aleyhine bir nisbetsizlik ve ortada bir müzayaka halinden de sözedilemeyeceğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin hükmü temyiz eden davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 16.335,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 49.005,00 TL'nin temyiz eden davalı ... ve Mehmet ve müştereklerinden ayrı ayrı alınmasına, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy