MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
... ile ... aralarındaki itirazın iptali davasının reddine dair ...2. Aile Mahkemesi'nden verilen 15.12.2011 gün ve 433/820 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7496 Esas sayılı dosyasıyla davalı-borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasında görülen katkı payı alacağı davasında bilirkişi raporuyla belirlenen rakamdan hüküm altına alınan kısmın düşülerek kalanı 10.250 TL için takip yapıldığını, ilama dayalı katkı payı alacağının tahsil ve ibra edildiğini, bakiye kısmın söz konusu ilamsız takip ile talep edildiğini, evlilik birliği içinde edinilen 5383 parselde bulunan 5 meskenin davalı adına kayıtlı olup, 2000 yılında yapılan tadilat giderlerinin vekil edeni tarafından karşılandığını ve katkı payı alacağı bulunduğunu açıklayarak, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, vekil edeni aleyhine açılan katkı payı alacağı davasının kesinleştiğini, davacının ek dava açmadan iddia olunan bakiye kısım için icra takibi yaptığını, talebin sürede olmadığını ve zamanaşımından reddini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı da istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, takip tarihi ile katkı payı alacağının belirlendiği hüküm tarihi arasında TMK'nun 178.maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin geçtiği, zamanaşımı definin dava şartlarından olduğu gerekçesiyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine; icra inkar tazminatı yönünden talebin kötüniyet görülmediğinden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7496 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 10.250 TL. asıl alacak ve faizi toplamı 16.584,22 TL. toplam alacağın faiz, icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsilinin talep edildiği, takip talebinin borç sebebi kısmında ... 10.Aile Mahkemesi'nin 2006/496 Esas, 2008/482 Karar sayılı dosyasında bulunan 05.05.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre bakiye katkı payı alacağı olarak belirtildiği, 21.10.2009 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin borçluya 06.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun sürede itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Taraflar 22.10.1972 de evlenmiş, 25.10.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 07.06.2007 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur.Dava konusu ... 5383 parselde 6/532 arsa paylı 5 numaralı mesken 06.06.2000 tarihinde satın alma suretiyle davalı adına kayıtlıdır.TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazın tadilat gördüğü iddia edilen tarih itibariyle eşler arasında 743 sayılı MK'nun 170. maddesi uyarınca "mal ayrılığı" rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.
TMK'nun 5.maddesine göre, Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 646.maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 544.maddesi) de Borçlar Kanunu'nu MK.nun mütemmimi kabul etmiştir. Dava konusu taşınmaza tadilat yapıldığının ileri sürüldüğü tarihe göre, eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan uyuşmazlık Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu'nun başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava için öngörülen 10 yıllıkzamanaşımı süresini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 146 (Borçlar Kanunu 125). maddesindeki düzenlemenin uygulanması gerektiği açıktır. Mahkemece, aksine görüşle ve zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin boşanma davasının kesinleştiği tarih olduğu gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Dosya arasında sureti mevcut ...10.Aile Mahkemesi'nin 2006/496 Esas, 2008/482 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; ...'ın 25.10.2004 tarihinde boşanma davasıyla birlikte açtığı ve tefrik edilen davada evlilik birliği içinde satın alınarak davalı ... adına kayıtlanan 5383 parselde bulunan meskenin tadilatına katkıda bulunulduğu iddiasıyla fazla hakları saklı 5000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili talep edildiği, dosya arasında mevcut hukukçu bilirkişi raporuna göre davacının katkı payı alacağının 15.250 TL olarak belirlendiği, ancak mahkemenin bilirkişi raporuna itibar etmediği ve gerekçeli kararında açıkladığı hesap yöntemiyle davacının tadilat nedeniyle katkı payı alacağının 7320 TL. olduğunu tespit ettiği, taleple bağlı hüküm kurulduğu ve hükmün temyizsiz 12.09.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı-takip alacaklısı ... (...), davaya konu takip dosyasında yukarıda açıklanan davada görüşüne başvurulan hukukçu bilirkişi raporuna dayanarak hüküm altına alınan kısım dışında katkı payı alacağı olduğu iddiasıyla takip başlatmıştır. Belirtilen rapora katkı payı alacağına ilişkin davada itibar edilmemiş, Mahkemece davacının katkı payı alacağı hesaplanarak talebiyle bağlı hüküm kurulmuştur. Katkı payı alacağına ilişkin önceki hüküm temyizsiz kesinleştiğine göre, davacının daha önce açtığı davada taleple bağlı kalındığından hüküm altına alınmayan katkı payı alacağı 2320 TL. dir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle, itirazın kısmen iptaline ve takibin 2320 TL bakiye katkı payı alacağı üzerinden devamına karar verilmesi gerekir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy