MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrini şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılması HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular aleyhine, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/28 Esas-2012/447 Karar sayılı ilamına dayanılarak, asıl alacak ve işlemiş faiz talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Takipte borçlu olarak gösterilen ... vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; vekil edeninin dayanak ilamda taraf olmadığı, icra emrinin zorunlu unsurları içermediği, ilamın bölünerek 2 ayrı takip yapıldığından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece vekille temsil edilen işlerde vekile tebligat yapılmasının zorunlu olduğu ve şikayet edene avukat olarak icra emri tebliğ edildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/28 Esas-2012/447 Karar sayılı ilamında davalı ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. olup, vekili ise Av. ...'dür. İlamda hüküm altına alınan, vekalet ücretinin "Davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İcra emrinde ise vekil olduğu halde borçlu olarak gösterilerek kendisi adına icra emri çıkarılmıştır. Çıkarılan Örnek 4-5 nolu icra emri tebligatında borçlunun vekili olduğu açıklaması bulunmamaktadır. İlamda şikayetçi Av. ... taraf olmadığı ve aleyhine hüküm kurulmadığı halde, aleyhine ilamlı takip yapılamaz. Bir ilam, ancak ilamın taraflarını bağlar.
O halde şikayetin kabulü ile şikayetçi hakkındaki takibin iptali gerekirken bu yönden de red kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyaırnca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy