MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ... 5. Aile Mahkemesi'nin 2008/175 Esas-2011/Karar sayılı ilamına dayanılarak ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, miras taksim sözleşmesi ve bu sözleşmenin uygulanması için yapılan sözleşme ile takip dayanağı ilamın kesinleşmesi halinde nasıl icra edileceğinin taraflar arasında kararlaştırıldığını ve sözleşmeye rağmen kesinleşmeyen ilama dayanılarak takip yapıldığından bahisle takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, para alacaklarına ilişkin ilamın kesinleşmeden takibe konulabileceği ve dayanılan miras taksim sözleşmesinin İİK'nun 33 ve 37.maddelerinde yazılı hususlardan olmadığı, sözleşmeye uyulmamasının ilamlı takibi durdurmayacağı, sözleşmenin taraflarının iç ilişkide birbirlerine karşı sorumluluklarını meydana getirdiği gerekçesiyle, şikayet ve itirazların reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK'nun 33/1 maddesinde ''İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; tarafların ''Miras Taksim Sözleşmesinin Uygulama Esasları Sözleşmesi'' ile takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Söz konusu anlaşma borcun imhali niteliğinde olup, İİK'nun 33.madde gereğince taraflarca imzaların ikrar olunması halinde nazara alınarak takibin yapılıp yapılamayacağı değerlendirilmelidir. Mahkemece tarafların duruşmaya katılımı sağlanarak anılan bu sözleşme hakkında beyanları alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy