MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.06.2012 gün ve 125/226 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde; ... Köyü’nde 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... mevkiinde kaim olan 143 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 17315,75 m2 yüzölçümlü olarak adına tespit edildiğini, taşınmazının bir kısmının davalı ...’ye ait bitişik parsel olan aynı ada 18 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını öğrendiğini açıklayarak davalı ...’ye ait parsel içinde kalan taşınmaz kısmının belirlenerek tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 143 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile 20624,62 m2’lik kısmının davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi gereğince açılan tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Davacı, ... Kadastro Mahkemesi’nde açtığı 01.12.2008 tarihli davada kadastro çalışmaları sırasında 143 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 17315,00 m2 olarak adına tespit edildiğini, taşınmazının tahminen 30.000 m2 civarında olduğunu, bir kısmının davalı ... adına olan 143 ada 18 parsel sayılı taşınmaz içine katılarak yazıldığını açıklayarak 143 ada 18 parselde kalan zeminde sınırları sabit olarak kullandığı kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisine ait aynı ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle adına tescilini talep etmiş, ... Kadastro Mahkemesi’nin 26.06.2009 tarih ve 201/77 sayılı kararıyla sübuta ermeyen davanın reddine, 143 ada 17 ve 18 parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm 13.10.2009 tarihinde kesinleşmiş, mahkemece, bu kararın kesin hüküm teşkil edip etmediği üzerinde durulmamıştır. -//-
6100 sayılı HMK.nun 303/1 maddesine göre “bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” Somut olayda eldeki dava ile Kadastro Mahkemesinde açılıp sonuçlandırılan 2008/201 Esas ve 2009/77 Karar sayılı davanın tarafları, konusu ve sebepleri aynıdır. 01.12.2008 tarihinde ... Kadastro Mahkemesi'nde açılan davada davacı, taşınmazının tamamının 30.000 m2 civarında olduğunu, 17315,00 m2'lik kısmının adına tespit edildiğini, bakiyesinin ise ... adına olan 143 ada 18 parsel sayılı taşınmaza katılarak ... adına tescil edildiğini açıklayarak 18 parsel sayılı taşınmazın tapusunun kısmen iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece de sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki davada ise davacı, 20.04.2011 tarihli dava dilekçesinde taşınmazının 17315,75 m2'lik kısmının adına tespit edildiğini, bir kısmının ise davalı ... adına tespit edilen 143 ada 18 parsel sayılı taşınmaz içerisine katılarak ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak bu taşınmazın tapusunun kısmen iptal edilerek adına tescilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; mahallinde usulüne uygun olarak keşif yapılarak, keşif sırasında hazır bulundurulacak davacıdan ... Kadastro Mahkemesi'ne vermiş olduğu 01.12.2008 tarihli dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmazın sınırları ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu 20.04.2011 tarihli dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmazın sınırlarını göstermesi istenerek, bu sınırların teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde işaretlettirilerek, teknik bilirkişiden her iki dava konusu edilen sınırları gösteren ayrıntılı tarafların ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor ve kroki alınarak, her iki dava konusu taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı, dolayısıyla ... Kadastro Mahkemesi'nin 2008/201 Esas, 2009/77 Karar sayılı hükmünün eldeki davada HMK.nun 303. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil edip etmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu halde yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy