.........
... ve ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ........... verilen 01.03.2013 gün ve 102/153 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davacının alınteri ile temizlik ve çocuk bakıcılığından gelen çalışmaları, ziynetlerin bozdurulması ile gelen gelir ve çocuğun çalışarak katkısı, abisinin yardımı ile katkısından bahsederek, davalının herhangi bir katkısı olmadığını açıklayarak tapuda davalı adına kayıtlı 192 ada 10 parseldeki 11 numaralı meskenle ilgili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere öncelikle haklı davasının kabulü ile taşınmazın 1/2‘sinin davacı adına tesciline, bu talebinin kabul görmemesi durumunda, bilirkişi raporunda tespit edilen gayrimenkul değerinin 1/2’si 67.500 TL'nin dava tarihindeki rayiç değer dikkate alınarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kadının çalışmadığını, ev hanımı olup geliri bulunmadığını, taşınmazın tamamen davalının çalışarak elde ettiği gelirle alındığını, meskenin 2002 yılında da kooperatif tarafından teslim edildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu evin 1/2 bedelinin kendisine verilmesine yönelik talebinin reddine, dava konusu ev eşyalarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin talebi yönünden davalının kabulüne dayalı olarak talebin kabulü ile eşya bilirkişisi Emrullah Küçükali tarafından düzenlenen 04.06.2012 tarihli raporda liste halinde belirtilen tüm eşyaların aynen veya bedeli olan toplam değer 11.685 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm reddedilen meskenle ilgili bölüm bakımından davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 01.12.1977 tarihinde evlenmiş, 09.06.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 18.01.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine
.......
boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.nin 170 m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK. m. 202, 225). Dava konusu 192 ada 10 parseldeki 11 numaralı mesken, 20.02.1997 tarihinde kooperatif üyeliğinin devralınması, aidatların ödenmesi sonunda......... ferdileşme nedeniyle 25.10.2005 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Kooperatife ilişkin ödemelerin 01.01.2002 tarihi sonrası da devam ettiği dosyadaki yapı kullanma izni ve davalının açılmamış sayılma ile sonuçlanan 31.10.2006 tarihli yargılama oturumundaki beyanı ve o dosya arasındaki aidat ödeme makbuzları karşısında anlaşıldığından davacının isteğinin, 01.01.2002 öncesi ödemeler bakımından katkı payı alacağı, 01.01.2002 sonrası ödemeler bakımından ise katılma alacağı niteliğinde olduğu görülmektedir.
Mahkemece, toplanan deliller, tanık beyanları, keşif ve keşif sonrasında bilirkişi raporları ile hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen 18.12.2012 tarihli rapor dikkate alınarak dava konusu 192 ada 10 parselde 11 numaralı bağımsız bölümün 1997 tarihinde kooperatif üyelik haklarının davalı koca tarafından satın alınması ve söz konusu kooperatifin tasfiyesini müteakip 2005 yılında davalı adına tescil edilmesi karşısında bu dairenin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş olması nedeniyle davalının kişisel malı olarak kabulünün gerektiği, davacı kadının çalışmaması ve bu dairenin alınmasına katkısını somut olarak ispat edemediği gerekçesi ile davacının meskenle ilgili davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan belgelerden davalının 1997 yılına kadar kapıcılık yaptığı, bu şekilde çalıştığını gösteren sigorta hizmet belgesi olduğu, sonrasında fırınlarda çalıştığı tanıklarca ifade edilmiş ise de bu hususta bir belge olmadığı, davacı kadının ise, eşine kapıcılık işinde yardım ettiği, ayrıca temizlik işlerine gittiği, çocuk bakıcılığı yaptığının tanıklarca beyan edildiği ancak bu çalışmalara ilişkin de herhangi bir belge sunulmadığı görülmektedir. Her ne kadar davacının ev hanımı olduğu ve çalışmadığı, gelir elde etmediği Mahkemece, kabul edilmiş ise de 30.5.2012 tarihli keşifte dinlenen davacı tanıklarının ve bu arada davalı tanığı olarak dinlenen davalının kardeşleri .......... samimi beyanlarında davacının ev hanımı olmakla birlikte bebek baktığı, temizlik işlerine de gittiği ifade edildiğine göre, dinlenen tanık beyanları, Ülkemizde genel ve geçerli toplumsal alışkanlıklar ile dosya kapsamı karşısında davacının temizlik işleri yaparak ve çocuk bakarak gelir elde ettiğinin bu suretle de 01.01.2002 öncesi dönem bakımından meskenin edinilmesine ilişkin aidat ödemelerinde katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemenin davacının çalışmadığı ve gelir elde etmediğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş; davacının da çalışarak gelir elde ettiği kabul edilerek, evlenme tarihi ile 01.01.2002 tarihi arasında davacının çalışmaları ile asgari elde edebileceği gelirin araştırılarak ve yaptığı iş gözetilerek gerekirse meslek odalarından sorularak belirlenmesi, yine davalının da çalışması karşılığı elde ettiği gelirinin tesbit edilmesi, tarafların tüm gelirlerinden sosyal statüleri, konumları, mesleki kariyerleri ve kişisel harcamalarının benzer olduğu ve davacı kocanın 743 sayılı TMK.nun 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü gözetilerek her birinin bu durum karşısında yapabilecekleri tasarruf miktarının ayrı ayrı saptanması, tarafların toplam tasarruf miktarı içerisindeki katkı oranlarının belirlenmesi olmalıdır.
Daha sonra dava konusu mesken için kooperatif üyeliğin devralınması için ödenen bedel de dahil olmak üzere 01.01.2002 tarihine kadar yapılan aidat ödemelerinin toplam ödeme miktarı içindeki oranının taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen gerçek değeri karşısındaki karşılığı ile davacının katkı payı oranının çarpılarak davacının katkı payı alacağı miktarı bulunmalıdır. ........
Bunun dışında 01.01.2002 sonrası ödenen kooperatif ödemeleri yönünden de tarafların çalışarak gelir elde edip etmediklerinin katılma alacağı bakımından bir önemi olmadığından katılma alacağı hesabı yapılırken, 01.01.2002 sonrası ödenen aidat ödemelerinin toplam ödeme içindeki oranı ile meskenin karar tarihine en yakın sürüm değeri çarpıldıktan sonra artık değer bulunmalı, bu artık değerin yarısı kadar davacının katılma alacağı hakkı olduğu dikkate alınmalıdır.
Hesaplamalar bakımından dosyanın konunun uzmanı bir hukukçu ve bir mali müşavir yada muhasebeci bilirkişiye verilerek tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınmalı, tazminatın hakiki miktarının tayini mümkün olmadığı takdirde TMK'nun 5. maddesi nazara alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 50 ve 51. (818 sayılı Borçlar Kanunu m. 42, 43) maddeleri ile hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri uyarınca halin ......... ve tarafların mali durumlarına göre davacıya ödenecek tazminat miktarının adalete tevfikan tayin edilmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalı, iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece hatalı değerlendirme, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün redde ilişkin meskenle ilgili bölümü yönünden 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy