........
.......aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .........Mahkemesi'nden verilen 15.03.2012 gün 300/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili ve davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ...........verdiği dava dilekçesinde, 121 ada 16 sayılı parselin adına tespit gördüğünü, ev yeri olduğunu, evinin mutfağının karlık payı gösterilmediğini, eksik ölçüm yapıldığını, evinin giriş yeri ve beton dökülen kendisine ait boşluk olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak bırakıldığını açıklayarak yapılan kadastro tespitinin iptali ile adına tespit ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğine, dava dilekçesi tebliğ edilmiş olmasına karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır. Ancak 27.12.2010 tarihinde yapılan keşifte Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi dava konusu taşınmazın davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, davanın haksız yere açıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “..teknik bilirkişi ............07.03.2011 tarihli ek rapor ve krokisinde, D harfiyle gösterilen 1.95 m2’lik arsa nitelikli yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide A harfiyle işaretlenen 72,52 m2’lik kısma yönelik davanın reddine, D1 harfiyle belirlenen 0,83 m2’lik kısma yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına..” karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmen de hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Mahkemenin .......
bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı, 19.07.2007 tarihinde .......... açtığı kadastro tespitine ilişkin dava, anılan Mahkemenin 11.02.2010 tarih, 2010/3 Esas ve 2010/21 Karar sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesi'nin görevli olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın yetkili ve görevli ..................... gönderilmesine karar verilmiş, söz konusu karar taraflarca temyiz edilmeyerek 17.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Görevli Mahkemeye gönderme yazısı ise 01.09.2010 olup, 06.09.2010 tarihinde tevzi yapılması sonucu ...........numarasına kaydı yapıldığı belirlenmiştir. Dava, 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte bulunduğu dönemde 19.07.2007 tarihinde açılmış olup, kesinleşme de aynı döneme rastlamaktadır. HUMK’nun 193/3. fıkrasına göre; “..her iki halde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir..” Fıkrada öngörülen 10 günlük süre hak düşürücü süredir. HUMK’nun 193/2 ve 3. fıkraları gereğince, görevsizlik kararının kesinleştiği 17.06.2010 tarihinden itibaren 10 günlük kesin süre içinde dosyanın görevli....gönderilmesi gerekirken, bu süre aşıldıktan sonra Kadastro Mahkemesi’nce re’sen 01.09.2010 tarih, 2010/3-21 Esas ve Karar sayılı dosyanın........ gönderildiği saptanmıştır. Tarafların bu konuda herhangi bir başvurusuna rastlanılmamıştır.
Davacı tarafından yeni dilekçe verilmek suretiyle harç yatırılarak açılmış bir yeni davada söz konusu değildir.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında HUMK’nun 193/3. fıkrasında yer alan 10 günlük kesin süre geçtikten sonra dosya kendiliğinden ........ görevli ve yetkili........gönderildiğine göre, aynı maddenin son fıkrası gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Belirlenen bu durum karşısında davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21.15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı Köy Tüzel Kişiliğine iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
..........
Full & Egal Universal Law Academy