MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Borca itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/139 Esas-2012/250 Karar sayılı ilamına dayanılarak, ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/5274 Esas sayılı dosyasından gönderilen icra emri ile manevi tazminat alacağının faizinin istendiğini, ancak aynı alacağın derdest olan ... 1.icra Müdürlüğü’nün 2012/2949 Esas sayılı dosyasından da talep edildiğini, 2012/5274 Esas sayılı mükerrer takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; dayanak ilamda maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizinin takip dışı davalı Sigorta Şirketi ile borçlu ...'ndan müşterek ve müteselsilen, haksız fiil tarihinden dava tarihine kadar işleyecek faizinin ise sadece borçludan tahsiline karar verildiğini, müteselsilen sorumlu olunan faiz alacağının 2012/2948 Esas sayılı dosyadan tahsil edildiğini, şikayete konu ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/5274 Esas sayılı dosyasında ise; 67.763,20 TL maddi tazminat alacağının haksız fiil tarihi olan 07.03.2010 tarihinden 23.02.2011 olan dava tarihine kadar yalnızca borçlunun sorumlu olduğu faizin talep edildiğini, bu tarihlerin takip talebi ve icra emrinde açıkça belirtilmesine karşın sehven manevi tazminat alacağı yazıldığını, manevi tazminat alacağının faizi talep edilenden daha az olduğu gibi, anılan faizden yalnızca borçlu, haksız fiil tarihinden itibaren sorumlu olduğundan, icra emrindeki maddi hatanın borçlu tarafından da bilindiğini açıklayarak, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alacaklının iddia ettiği gibi bir maddi hata var ise; bu hatanın icra dosyasında düzeltilmediği, mevcut hali ile icra emri manevi tazminat alacağının faizine ilişkin olup, mükerrer takip oluşturduğu gerekçesiyle istemin kabulüne, 2012/5274 nolu takibin iptaline karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ilamda; ”67.763,20 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalı Sigorta Şirketi'nden dava tarihinden itibaren, davalı ...’den olay tarihi olan 07.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, (davalı Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı tutulmasına), manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 07/03/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine” şeklinde karar verilmiştir.
İcra Mahkemesi'nce aldırılan bilirkişi raporunda; icra emrindeki alacağın maddi tazminat alacağına yönelik olması halinde 67.763,20 TL maddi tazminat alacağının 07.03.2010 tarihinden 23.02.2011 tarihine kadar işlemiş faizinin 5.898,18 TL edeceği belirlenmiştir. Alacaklı şikayete konu icra emrinde anılan dönemler için rapor ile uyumlu olan 5.898,00 TL faiz isteminde bulunmuştur. Dayanak ilamda; 10.000,00 TL manevi tazminat alacağının haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verildiğine, bu alacağın belirtilen dönemler için hesaplanacak yasal faizinin 5.898,00 TL den daha az olacağına göre alacaklı vekilinin icra emri ve takip talebinde maddi hata yapıldığı yönündeki savunması yerinde olup, Mahkemece, icra emrindeki “manevi tazminat” kelimelerinin “maddi tazminat” olarak düzeltilmesi şeklinde icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.