MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan ilamlı takip nedeniyle İcra Mahkemesine başvurusunda; aynı ilama dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/267 Esas sayılı dosyası ile başlatılan mükerrer takibin iptaline ve alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, iki takip talebinin icra müdürlüğünce yapılan birleştirme neticesinde tek takip olarak icra edildiğinden mükerrer takip bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine, borçlu tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. (Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/12-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli, 28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı ve İBK kararları gereğince).
Somut olayda; borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvurusundan sonra alacaklı, İcra Müdürlüğü’ne başvurarak, takip dosyalarının birleştirilmesini istemiştir. Bu durumda anılan başvurunun yapılmasına alacaklı sebebiyet vermiştir. Borçlu tarafından yapılan yargılama giderlerinin alacaklıdan tahsil edilerek, borçluya verilmesi yönünde hüküm tesisi gerekirken yargılama giderlerinin borçlu üzerinde bırakılması doğru değildir.
Öte yandan; vekalet ücreti, mülga 1086 sayılı HUMK'nun 423/6. ve yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 323/ğ maddesine göre yargılama giderlerindendir. 29.05.1957 gün, 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi Mahkemece kendiliğinden (re'sen) hükmedilmelidir. Borçlu kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde, borçlu lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması isabetsizdir.
SONUÇ:Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK b. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy