MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
2577 sayılı Kanun'un 28/2. maddesinde, idari yargı mahkemelerinin tam yargı davaları sonunda verdiği, likit bir miktarı içeren ilamların genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı yazılıdır. Bu nedenle idari yargı mahkemelerinin (likit bir miktarı) edayı içeren ilamları icra dairesinde ilamlı takibe konu edilebilir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 Esas – 1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez".
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan ... 11. İdare Mahkemesi'nin 26.12.2012 tarih ve 2010/2749 Esas - 2192 Karar sayılı ilamında, davacıya emekli ikramiyesi verilmemesi işleminin iptalinin talep edildiği, Mahkemece, "...dava konusu işlemin iptaline, davacıya emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkate alınarak, hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının idarece... faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" karar verildiği, hüküm fıkrasının, alacaklı lehine (likit bir miktarı) eda hükmünü içermediği görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, dayanak ilamın, yukarıda belirtildiği üzere eda hükmü içermediği ve İcra Dairesi'nde örnek 4-5 numaralı icra emri düzenlenerek, idareden o işin yapılmasının istenemeyeceği dikkate alınarak, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğinceYargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy