MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ: Tapu kaydında düzeltim
... ve müşterekleri ile Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğü ve ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.05.2012 tarih ve 191/275 sayılı hükmün Daire'nin 12.04.2013 gün ve 11252/5596 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanakları münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere, her ne kadar Daire'nin 12.04.2013 tarih ve 2012/11252 Esas, 2013/5596 Karar sayılı bozma ilamında tüm parseller açısından kesinleşme tarihi 17.08.1981 olarak belirtilmiş ise de, bu tarihin maddi yanılgıya dayalı olduğu saptandığına, 488 sayılı parselin 13.06.1995, 493 parselin 09.09.1986, 501 nolu parselin 16.03.2004, 587 parsel sayılı taşınmazın 09.02.1998, 588 sayılı parselin 17.03.1994 tarihinde kadastro tutanaklarının hükmen, dava konusu 602 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağının ise 05.08.1981 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştikleri dosya kapsamıyla belirlendiğine, bu durum karşısında 501 sayılı parsel açısından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.fıkrasında yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihine göre dolmadığı saptandığına, 587 sayılı mera parselinin ise Serik Tapulama Mahkemesi'nin 09.02.1998 tarihinde kesinleşen 05.02.1987 tarih ve 1982/654 Esas, 1987/107 Karar sayılı ilamıyla mera sınırlandırılmasının iptaline karar verilerek Kezban Bulut ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiğine, bu nedenle bu parselin davalılarla bir ilgisi bulunmadığına, dolayısıyla bu parsel hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine, dava konusu 488, 493, 588 ve 602 sayılı parsellerin yukarıda açıklandığı biçimde kadastro tutanaklarının hükmen ve kadastro tespitine itiraz edilmeksizin kesinleştikleri tarihlerden davanın açıldığı 27.03.2012 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğinin düşünülmesi gerektiğine, anılan fıkra gereğince kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak davacılar tarafından dava açıldığı anlaşıldığına, bu nedenle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarıyla karar düzeltme isteklerinin yerinde olmadığı tespit edildiğine Daire'nin bozma ilamında açıklandığı
biçimde ve ekli olarak bozma ilamının düzeltilmesine, bozma ilamıyla karar düzeltme kapsamı birlikte düşünülerek mahkemece değerlendirme yapılmasına, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin sadece 501 ve 587 parseller bakımından kabulüne, diğer parseller yönünden karar düzeltme istekleri yerinde bulunmadığına göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, nılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye irad kaydına, 50,45 TL peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy